SON.TV/İSTANBUL
Ankara ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen iki ayrı soruşturmada alınan tanık ifadeleri, Alihan Kuriş ve FETÖ ilişkisine yönelik iddiaları soruşturma dosyalarının önemli başlıklarından biri haline getirdi.
SON.TV’nin ulaştığı bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/153745 sayılı Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/8086 sayılı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümü soruşturmasında 5 ayrı tanığın farklı tarihlerde verdiği ifadelerde dikkat çeken anlatımlar yer aldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/8086 sayılı soruşturmasının varlığı ve Denizolgun’un ölümünün yeniden incelendiği kamuoyuna yapılan açıklamalarla da doğrulandı. 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” tespiti yapılmasının ardından Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçundan soruşturmanın sürdüğü açıklandı.
17-25 ARALIK’TAN ÖNCE GÜLEN’DEN DENİZOLGUN’A MEKTUP
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ifade veren Mahmut Kösemusul’un anlatımına göre, 17-25 Aralık 2013 sürecinden kısa süre önce Arif Ahmet Denizolgun, iş insanı Recep Aşoğlu ve Kösemusul’un birlikte bulunduğu bir ortamda Fethullah Gülen’den kendisine bir mektup geldiğini anlattı.
Kösemusul’un savcılık beyanına göre Denizolgun, Gülen’in ilerleyen süreçte birlikte hareket etmek istediğini söylediğini aktararak bu teklife karşı çıkacağını belirtti ve “Biz devletimizin yanında dururuz” ifadesini kullandı.
Kösemusul, daha sonra yaşanan 17-25 Aralık sürecinin ardından söz konusu teklifin devlet ve hükümete karşı birlikte hareket etme arayışı olduğu kanaatine vardığını savcılık ifadesinde anlattı.
FETÖ’DEN “MEVCUT İDAREYE KARŞI BİRLİKTE HAREKET EDELİM” TEMASI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında tanık olarak dinlenen Ahmet Köse de geçmişte FETÖ mensubu olduklarını söylediği kişilerle yaşadığı bir teması anlattı.
Köse, Bakırköy Kartaltepe’deki yurtta idarecilik yaptığı dönemde yanına gelen iki kişinin kendilerinden “mevcut idareye karşı mücadeleye yardımcı olmalarını” istediğini beyan etti.
Tanık, kendisine getirilen kitap ve hediyeleri kabul etmediğini ve görüşme teklifini geri çevirdiğini söyledi.
Köse, buna karşılık Alihan Kuriş’in FETÖ tarafından yönetildiği veya Denizolgun’un ölümünde FETÖ’nün etkisinin bulunduğu yönündeki sorulara bu konularda bilgisinin olmadığını belirterek cevap verdi.
RÜSTEM ŞAHİN: “ALİHAN KURİŞ DOĞRUDAN FETÖ TARAFINDAN YÖNETİLİYORDU”
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında tanık sıfatıyla ifade veren Rüstem Şahin ise Alihan Kuriş ile FETÖ arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ileri sürdü.
Şahin, savcılık ifadesinde “Alihan doğrudan FETÖ tarafından yönetilmekteydi” şeklinde beyanda bulundu.
Şahin’in anlatımına göre FETÖ, devletin ve hükümetin yanında yer almak istediğini söylediği Arif Ahmet Denizolgun’un yapılanmanın başında bulunmasını istemiyor, onun yerine Alihan Kuriş’in geçmesini uygun görüyordu.
Tanık ayrıca Denizolgun’un ölümüne yakın dönemde Kuriş’in FETÖ çevreleriyle yoğun temas içerisinde olduğunu ve FETÖ bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü kişilerin Ümraniye’deki merkezde Kuriş’in yanında bulunduğunu iddia etti. Şahin, söz konusu kişilerin kimliklerini bilmediğini de ifadesinde belirtti.
Şahin’in Denizolgun’un ölümü ile FETÖ ve Alihan Kuriş arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin diğer anlatımları ise tanığın iddia ve değerlendirmesi olarak soruşturma dosyasına girdi.
DENİZOLGUN DEFNEDİLMEDEN KURİŞ LİDER İLAN EDİLDİ
Tanık ifadelerindeki bir diğer başlık, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün ardından Alihan Kuriş’in yapılanmanın başına geçiş süreci oldu.
Yunus Koz, 8 Eylül 2016 sabahı Ümraniye’deki merkeze gittiğinde Denizolgun henüz defnedilmeden Alihan Kuriş’in lider ilan edildiğini anlattı.
Koz’un ifadesine göre merkezde bulunanlara Kuriş’e biat etmeleri gerektiği söylendi. Kuriş’in Denizolgun’un makam odasına geçtiğini ve burada “üst düzey kişilerle” görüşmeler gerçekleştirdiğini söyleyen Koz, kendisinin biat etmeyi reddettiğini ve ilerleyen dönemde yapılanmayla ilişkisinin kesildiğini beyan etti.
Hüseyin Yılmaz da ifadesinde, cenaze günü Recep Okumuşlar’ın Ümraniye’deki merkeze gelerek Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’in selamını ilettiğini ve bundan sonra Alihan Kuriş’e biat edilmesi gerektiğini söylediğini anlattı.
Yılmaz, Kuriş’in yapılanma içerisinde önemli bir sorumluluk ve tecrübesi bulunmadığını düşündüklerini, buna rağmen aynı gün liderliğe geçtiğini öğrendiklerini ve bu durum karşısında şaşırdıklarını ifade etti.
Denizolgun’un ölümünün ardından Kuriş’in liderliğe geçtiğine ilişkin iddialar daha önce kamuoyuna yansıyan haberlerde de yer aldı. Ancak bu geçişin FETÖ ile bağlantılı olduğu iddiası, mevcut aşamada tanık beyanlarına dayanan ve soruşturma kapsamında araştırılan bir iddia niteliğinde.
“FETÖ’NÜN ALİHAN KURİŞ ÜZERİNDE ETKİSİ VAR”
Yunus Koz’un savcılık ifadesinde FETÖ bağlantısına ilişkin de sorular yöneltildi.
Koz, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne yakın dönemde FETÖ’ye tabi olmayacağı yönünde tavır koyduğunu öne sürdü.
Tanık, Denizolgun’un ölümünde FETÖ’nün Alihan Kuriş üzerinde etkisi bulunduğunu düşündüğünü belirterek bu yöndeki kanaatini soruşturma dosyasına aktardı.
Koz ayrıca Denizolgun’un ölümünden önce Alihan Kuriş’in yapılanma içerisinde geri plana itildiğini, Ümraniye’deki merkeze gelişinin engellendiğini ve yanında çalışan bazı kişilerin kendisinden alındığını öne sürdü. Buna karşılık Denizolgun’un ölümünün hemen ardından Kuriş’in lider ilan edildiğini anlattı.
Hüseyin Yılmaz ise Rüstem Şahin’in Alihan Kuriş’in FETÖ tarafından yönetildiğine ilişkin beyanı kendisine sorulduğunda, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ’nün devlete ve millete verdiği zararları anlattığı uzun bir konuşma sırasında Kuriş’in sessiz kaldığını söyledi.
ALMANYA AYAĞI VE FETÖ FİRARİLERİ BEYANI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş suç örgütüne ilişkin soruşturmasında 15 Ağustos 2026 tarihinde Rüstem Şahin’den alınan bilgi alma tutanağında, yapılanmanın yurt dışındaki para trafiği ile FETÖ firarilerine ilişkin iddialar da yer aldı.
Şahin, fitre, zekât ve kurban derisi dahil çeşitli kaynaklardan toplandığını ileri sürdüğü paraların kayıt dışı bir havuzda bir araya getirildiğini, ardından Almanya ve Hollanda başta olmak üzere yurt dışına çıkarıldığını iddia etti.
Tanık ayrıca Almanya’da oluşturulduğunu söylediği bir merkezin FETÖ mensuplarının Türkiye’ye iade edilmeden faaliyet göstermelerine imkân sağladığını ileri sürdü.
Şahin, söz konusu merkezin finansmanında yapılanma adına toplandığını söylediği paraların kullanıldığını ve yurt dışı para trafiğinin Alihan Kuriş’e yakın kişiler üzerinden yürütüldüğünü iddia etti.
Bu anlatımlar da soruşturma dosyasına giren tanık beyanları niteliğinde bulunuyor.
İKİ SORUŞTURMA DOSYASINDA KESİŞEN KRİTİK SORU
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturması devam ediyor. Başsavcılık daha önce gerçek ölüm nedeninin yeniden belirlenebilmesi amacıyla feth-i kabir kararı aldı. 19 Ağustos’ta mezardan alınan örnekler Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Ardından otopsi videosu üzerinden hazırlanan 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” tespitine yer verilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçundan soruşturmanın sürdüğü açıklandı.
Başsavcılık; feth-i kabir işleminin sonuçları, Adli Tıp Kurumuyla yapılan yazışmalar, Riva Polis Merkezi kayıtları, HTS kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmalar, tereke dosyası, devam eden beyan işlemleri ve toplanacak diğer delillere göre soruşturmanın genişletilerek sürdürüleceğini bildirdi.
İki ayrı soruşturmadaki tanık ifadelerinde yer alan FETÖ bağlantısı, liderlik değişimi ve yurt dışı para trafiğine ilişkin iddiaların doğruluğu ile olaylar arasında hukuki ve fiili bir bağlantı bulunup bulunmadığı ise devam eden soruşturmalar kapsamında araştırılıyor.
ETİKETLER: #AlihanKuriş #ArifAhmetDenizolgun #FETÖ #AnkaraCumhuriyetBaşsavcılığı #BakırköyCumhuriyetBaşsavcılığı #ŞüpheliÖlüm #Soruşturma #AdliTıpKurumu
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturması ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada alınan tanık ifadelerinde FETÖ bağlantısına ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı. Tanıklar; 17-25 Aralık öncesindeki temas girişimlerinden Denizolgun’un tavrına, Alihan Kuriş’in liderliğe geliş sürecinden FETÖ ile ilişkili olduğu ileri sürülen temaslara kadar bir dizi beyanda bulundu. Read More
