SON.TV/ANKARA
Yargıda uzun süren dosyaların takibine yönelik yeni sistemin ayrıntıları netleşiyor. Alo Adalet 135 Hattı, vatandaşların yıllardır sonuçlanmayan dava ve soruşturmalarındaki gecikmeleri kişisel ilişkiler ya da aracılar üzerinden takip etmek yerine kayıtlı, şeffaf ve kurumsal bir kanaldan bildirmesini sağlayacak.
Sistemde temel ilke, hâkim ve savcıların yargısal takdir alanına dokunmamak olacak. Başvurularda davanın kimin lehine sonuçlanacağı, delillerin nasıl değerlendirileceği ya da hangi kararın verilmesi gerektiği tartışılmayacak. Takip yalnızca dosyanın neden ilerlemediğine odaklanacak.
KARARA DEĞİL GECİKMENİN NEDENİNE BAKILACAK
Yeni mekanizma, dosyanın esasına değil, süreci yavaşlatan nedenlere odaklanacak. Tebligat işlemleri, bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu süreçleri, keşif organizasyonları, talimat evrakları, kolluk işlemleri, yakalama kararlarının infazı ve diğer kamu kurumlarından beklenen bilgi ve belgeler gecikmenin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
GECİKMELERİN YÜZDE 95’İ YARGISAL ALAN DIŞINDA
HSK kaynaklarından aktarılan değerlendirmeye göre, uzun süren dosyalar üzerinde yapılan incelemelerde gecikmelerin yaklaşık yüzde 95’inin hâkimlerin doğrudan yargısal faaliyetinden kaynaklanmadığı görüldü.
Bu nedenle yeni sistemle, hâkim veya savcının tek başına çözemeyeceği sorunların HSK, Adalet Bakanlığının ilgili birimleri, adalet komisyonları, cumhuriyet başsavcılıkları ve diğer kamu kurumları arasında kurulacak koordinasyonla giderilmesi hedefleniyor.
HER DOSYANIN GECİKME NEDENİ AYRI TESPİT EDİLECEK
Alo Adalet 135 Hattı ile Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları birlikte çalışacak. Böylece her dosyada gecikmeye yol açan asıl neden ayrı ayrı belirlenecek.
Bir dosyada bilirkişi raporu, başka bir dosyada tebligat, bir diğerinde ise kamu kurumundan beklenen evrak süreci kilitleyebilecek. Sistem, bu düğümün nerede oluştuğunu tespit ederek ilgili kurumu harekete geçirmeyi amaçlıyor.
TURAN KULOĞLU: DENETİM DEĞİL KURUMSAL DESTEK
HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu da sistemin hâkim ve savcılar üzerinde bir denetim ya da yargısal müdahale mekanizması olmadığını vurguladı.
Kuloğlu, vatandaşın dosyasının ilerlemesi için bir kişiye ya da aracıya ulaşmak zorunda kalmaması gerektiğini belirterek, başvuruların kayıtlı, şeffaf ve objektif ölçütlerle değerlendirilmesinin hem vatandaşlar arasında eşitliği güçlendireceğini hem de yargı mensuplarını kişisel temaslardan koruyacağını ifade etti.
“ÖLÇEMEDİĞİMİZ GECİKMEYİ YÖNETEMEYİZ”
Kuloğlu, yeni sistemin temel mantığını da “Ölçemediğimiz gecikmeyi yönetemeyiz; nedenini bilmediğimiz bir sorunu çözemeyiz” sözleriyle anlattı.
Alo Adalet 135 Hattı üzerinden gecikmeler görünür hale getirilecek, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları aracılığıyla gerçek neden belirlenecek ve ilgili kurumlarla birlikte çözüm geliştirilecek.
HAKİM VE SAVCILAR DA KORUNACAK
Yeni modelin bir diğer hedefi, hâkim ve savcıları gayriresmî temaslardan ve aracılık girişimlerinden uzak tutmak. Vatandaşın kişilere değil doğrudan kurumsal sisteme başvurmasıyla hem tarafsızlığın güçlendirilmesi hem de yargı mensuplarına yönelen haksız ithamların önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Sistem aynı zamanda gecikmenin gerçek kaynağını somut verilerle ortaya çıkararak, dosyanın uzamasında hâkim veya savcının sorumluluğunun bulunmadığı durumları da görünür hale getirecek.
ETİKETLER: #AloAdalet135 #HSK #TuranKuloğlu #Yargı #Adalet #YargıReformu #SonTV
Uzun süren dava ve soruşturmalarda “Bu dosya neden ilerlemiyor?” sorusuna artık kurumsal takip geliyor. Alo Adalet 135 Hattı ile Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları birlikte çalışacak; dosyanın esasına müdahale edilmeyecek, gecikmeye yol açan idari, teknik ve kurumsal engeller tespit edilerek ilgili kurumlarla çözüm aranacak. HSK kaynaklarına göre, uzun süren dosyalardaki gecikmelerin yaklaşık yüzde 95’i doğrudan yargısal faaliyetten değil, dış süreçlerden kaynaklanıyor. Read More
