Sal. Eyl 1st, 2026

SON.TV/ANKARA

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kiracıları, taşınmaz sahiplerini ve tüketicileri yakından ilgilendiren dört ayrı kararı Resmî Gazete’de yayımlandı. Daire, farklı mahkemelerce verilen kararları Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine inceleyerek dört dosyada da kanun yararına bozma kararı verdi.

Kararlarda; tahliye istenen taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, kira ilişkisinin ve kira bedelinin ispatı, kiralanan taşınmazın satılmasından sonra depozitonun hangi malikten istenebileceği ve yanlış yakıt verilmesinde tüketiciye karşı kimin sorumlu olduğu konularında dikkat çeken hukuki değerlendirmeler yapıldı.

TAHLİYE DAVASINDA TAŞINMAZIN NİTELİĞİ ARAŞTIRILACAK

İlk karar Marmaris 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen tahliye davasına ilişkin verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2026/1042 Esas, 2026/1405 Karar sayılı dosyasına göre uyuşmazlığa konu taşınmaz, tapu kaydında 19 bin 672,22 metrekare yüzölçümlü ve “tarla” vasfında bulunuyordu. Kira sözleşmesinde ise kiralananın cinsi “arsa”, mevcut durumu “tarla” olarak belirtilirken yerin yediemin deposu ve otopark olarak kullanılmak üzere kiralandığı kaydedildi.

İlk derece mahkemesi, taşınmazın ihtiyaç nedeniyle tahliye edilmesi talebini reddetti.

Adalet Bakanlığı, taşınmazın konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere mi yoksa genel kira hükümlerine mi tabi olduğunun belirlenebilmesi için mahallinde keşif yapılması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına temyiz etti.

YARGITAY: ÖNCE “ÜSTÜN VASIF” BELİRLENMELİ

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın çözümü için tahliyesi talep edilen taşınmazın “üstün vasfının” belirlenmesi gerektiğine hükmetti.

Daire, kiralananın çatılı olması durumunda Türk Borçlar Kanunu’nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerinin, musakkaf yani çatılı olmaması halinde ise genel hükümlerin uygulanacağını belirtti.

Mahkemece taşınmaz üzerinde keşif yapılmadan kiralananın galip vasfının tespit edilmediğine işaret eden Yargıtay, kararın eksik incelemeyle verildiğini belirledi.

Adalet Bakanlığının başvurusunu kabul eden Daire, Marmaris 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararını 11 Mart 2026 tarihinde oy birliğiyle kanun yararına bozdu. İnternet ortamındaki karar kaydı da esas ve karar numarası ile karar tarihini doğruluyor. 

KİRA İLİŞKİSİNİN VARLIĞI İSPATLANAMADI

Resmî Gazete’de yayımlanan ikinci karar Yatağan Sulh Hukuk Mahkemesindeki tahliye uyuşmazlığına ilişkin oldu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2026/3665 Esas, 2026/2768 Karar sayılı dosyasında davacı, kiracısının kira borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ayrıca kendisine yönelik hakaret, tehdit ve yaralama gibi eylemlerde bulunulduğunu ileri sürerek kira ilişkisinin çekilmez hale geldiğini savundu ve kiracının tahliyesini istedi.

İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek tahliyeye karar verdi.

Ancak dosyanın Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edilmesi üzerine uyuşmazlık Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin önüne geldi.

YAZILI KİRA SÖZLEŞMESİ DOSYADA YOKTU

Yargıtay incelemesinde taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ile süresinin bilinmediği ve dinlenen tanık anlatımlarına göre de taraflar arasındaki kira ilişkisinin ortaya konulamadığı belirtildi.

Daire, kira ilişkisinin varlığı, başlangıç tarihi, süresi ve kira bedelini ispat yükünün davacı üzerinde olduğuna dikkat çekti.

Davacının yazılı kira sözleşmesini ibraz edemediği ve tanık anlatımlarıyla da kira ilişkisinin varlığının ortaya konulamadığı durumda, mahkemenin davacıya yemin delilini hatırlatması ve davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini sorması gerektiği belirtildi.

Bu yapılmadan karar verilmesi eksik inceleme olarak değerlendirildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini kabul ederek kararı 5 Mayıs 2026 tarihinde oy birliğiyle kanun yararına bozdu. Kararın 2026/3665 Esas, 2026/2768 Karar numarası ve tarihi internet üzerindeki hukuk veri tabanında da aynı şekilde yer alıyor. 

EV SATILDIĞINDA DEPOZİTOYU KİM İADE EDECEK?

Üçüncü karar ise kiracıların sık karşılaştığı depozito uyuşmazlığına ilişkin oldu.

Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesindeki davada kiracı, kiraladığı taşınmaz için mal sahibine 300 ABD doları depozito ödediğini, kira ilişkisi devam ederken taşınmazın satıldığını ancak depozitonun kendisine iade edilmediğini ileri sürdü.

Kiracı, depozitonun iadesi amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istedi.

Davalı eski malik ise kiracının son kira bedelini ödemediğini ve depozitonun kira bedeline karşılık tutulmasının kararlaştırıldığını savundu.

İlk derece mahkemesi, taşınmazın davacının eşine satıldığını ve yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğini belirterek davayı pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddetti.

DEPOZİTOYU ALAN ESKİ MALİKE İLİŞKİN ÖNEMLİ TESPİT

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise farklı bir değerlendirme yaptı.

Daire, Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca kiralananın mülkiyetinin el değiştirmesi halinde yeni malikin kendiliğinden kira sözleşmesinin tarafı haline geleceğini belirtti.

Ancak somut olayda depozitonun başlangıçta eski malike ödendiğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığına dikkat çekildi.

Yargıtay, depozitoyu teslim alan önceki malikin bu güvence bedelini yeni malike devrettiğini ispatlaması gerektiğini belirtti. Depozitonun yeni malike devredildiğinin kanıtlanamaması halinde, güvence bedelini teslim alan önceki malikin iade yükümlülüğünün devam edeceği sonucuna vardı.

Bu nedenle davanın yalnızca pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulundu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/3664 Esas ve 2026/2960 Karar sayılı dosyada 12 Mayıs 2026 tarihinde oy birliğiyle kanun yararına bozma kararı verdi. Kararın künyesi bağımsız hukuk veri tabanında da 12 Mayıs 2026 tarihiyle kayıtlı. 

YANLIŞ YAKIT VERİLEN ARAÇTA SORUMLULUK KARARI

Resmî Gazete’de yayımlanan dördüncü karar ise tüketicileri ve akaryakıt şirketlerini ilgilendiriyor.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2026/3961 Esas, 2026/3360 Karar sayılı dosyasında bir tüketici, Petrol Ofisi’nin bayisi konumundaki akaryakıt istasyonundan aracına yakıt aldığını ancak istasyon çalışanı tarafından araca yanlış yakıt konulduğunu ileri sürdü.

Yanlış yakıt ikmali sonrasında araçta arıza meydana geldiği, tüketicinin 59 bin 401,34 TL onarım bedeli ödediği ve ayrıca farklı dosyalarda tespit masrafları yaptığı belirtildi.

Tüketici Hakem Heyeti tüketicinin talebini kabul etti. Bunun üzerine şirket tarafından kararın kaldırılması istemiyle dava açıldı.

YARGITAY “SAĞLAYICI” SORUMLULUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ

Uyuşmazlığı değerlendiren Yargıtay, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında “hizmet”, “sağlayıcı” ve “ayıplı hizmet” hükümlerini değerlendirdi.

Daire, dosyadaki bilgilere göre aracın istasyon çalışanı tarafından yanlış yakıtla doldurulduğunu, şirketin istasyonu bayisi olarak internet sitesinde tanıttığını ve sunulan hizmetin tüketicinin beklediği faydayı ortadan kaldıran maddi eksiklik içerdiğini belirledi.

Yargıtay, ayıplı hizmet nedeniyle sağlayıcının sorumluluğunun göz ardı edilerek uyuşmazlığın yalnızca ayıplı hizmeti fiilen sunan akaryakıt şirketine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı buldu.

Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı 1 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle kanun yararına bozuldu.

DÖRT KARAR DA KANUN YARARINA BOZULDU

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Resmî Gazete’de yayımlanan dört kararının ortak noktası, ilk derece mahkemesi kararlarının Adalet Bakanlığının başvurusu üzerine kanun yararına temyiz incelemesine alınması oldu.

Dört dosyada da Adalet Bakanlığının istemi kabul edildi ve kararlar HMK’nın 363. maddesi kapsamında kanun yararına bozuldu.

Kanun yararına bozma, kesinleşmiş uyuşmazlıkta taraflar bakımından yeni bir sonuç doğurmuyor. Adalet Bakanlığı da bu yolun amacının istinaf veya temyiz incelemesinden geçmemiş hukuka aykırı kararların yanlışlığının ortaya konulması ve benzer uyuşmazlıklarda kanunun uygulanmasına ilişkin içtihat oluşturulması olduğunu belirtiyor. Kanun yararına bozulan kararların Resmî Gazete’de yayımlanması da bu sistemin bir parçası. 

ETİKETLER: #Yargıtay #Yargıtay3HukukDairesi #AdaletBakanlığı #ResmiGazete #Kiracı #EvSahibi #Kira #Tahliye #Depozito #Tüketici #YanlışYakıt #PetrolOfisi #KanunYararınaTemyiz #KanunYararınaBozma

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; ihtiyaç nedeniyle tahliye, kira ilişkisinin ispatı, taşınmaz satıldıktan sonra depozitonun iadesi ve akaryakıt istasyonunda yanlış yakıt verilmesinden doğan zarara ilişkin dört önemli karara imza attı. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvuruları üzerine verilen kararlar 1 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Read More

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir