Paz. Ağu 23rd, 2026

SON.TV/İZMİR

İzmir’de 48 yaşındaki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in kliniğinde hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan adli soruşturma sürüyor. İlk haberlerde kalp krizi ihtimali gündeme gelirken, ölümün şüpheli bulunması üzerine Gültekin’in cenazesine otopsi yapıldı ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

Soruşturmada son olarak Gültekin’in boşanma aşamasındaki eşi Erhan Çelik’in savcılığa yaptığı başvurunun ayrıntıları gündeme geldi.

ERHAN ÇELİK SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Elde edilen bilgilere göre Erhan Çelik, bazı kişilerin Özlem Gültekin Çelik’e uzun süredir anestezide kullanılan maddeleri temin ettiği ve uyguladığı iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Çelik’in, iddialarına ilişkin isimleri ve elindeki bazı delilleri de savcılığa teslim ettiği belirtildi.

Çelik’in başvurusunun ardından söz konusu iddiaların soruşturma kapsamında değerlendirmeye alındığı bildirildi.

ANESTEZİK İLAÇLAR KULLANIYORDU” İDDİASI

Basına yansıyan şikâyet dilekçesine göre Erhan Çelik, Özlem Gültekin ile 2019 yılında evlendiklerini, evliliklerinin ilerleyen dönemlerinde eşinin anestezide kullanılan bazı ilaçları yasa dışı biçimde kullandığını fark ettiğini öne sürdü.

Çelik ayrıca eşinin reçeteye tabi bazı ilaçları da kullandığını iddia etti. Bu beyanlar şu aşamada Erhan Çelik’in savcılık dosyasına sunduğu iddialardan oluşuyor; kesinleşmiş adli tespit niteliği taşımıyor.

TEDAVİ İÇİN DESTEK OLDUM” DEDİ

Erhan Çelik’in başvurusunda, durumu 2023 yılında öğrendiğini, eşinin tedavi görmesi için Türkiye’de ve yurt dışında destek sağladığını ancak sonuç alamadığını ileri sürdüğü aktarıldı.

Çelik’in Ocak 2025’te boşanma davası açtığını ve müşterek çocuklarının velayetini de bu iddialar doğrultusunda talep ettiğini söylediği belirtildi.

İLAÇ VE ENJEKTÖR İDDİASI

Erhan Çelik’in, geçmişte kamuoyuna yansıyan ve eşine yönelik şiddet iddiasıyla ilişkilendirilen görüntüler konusunda da savcılığa açıklamada bulunduğu bildirildi.

Çelik, görüntüler sırasında Özlem Gültekin’in çantasında bulunduğunu ileri sürdüğü ilaç ve enjektörü görüntülemek istediğini, yaşanan müdahalenin de bu sırada gerçekleştiğini savundu.

Çelik’in bu anlatımı kendi savunma ve iddiası niteliğinde bulunuyor.

İSİMLERİ VE DELİLLERİ SAVCILIĞA VERDİ

Çelik’in, son üç yıllık dönemde Özlem Gültekin’e ilaç temin ettiğini, uyguladığını veya bu sürece yardımcı olduğunu ileri sürdüğü bazı kişilerin kimlik bilgilerini savcılığa sunduğu haberlerde yer aldı.

Basına yansıyan dilekçe örneklerinde bazı kişilerin isimleri ve telefon bilgilerinin karartıldığı görülürken, Çelik’in bu kişilerden bazılarının ilaçların teminine ve uygulanmasına yardımcı olduğunu iddia ettiği aktarıldı.

ÖLÜMÜN ARDINDAN AYRI SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Özlem Gültekin Çelik’in 14 Ağustos 2026’da kliniğinde yaşamını yitirmesinin ardından ölümün şüpheli bulunması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı.

Kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi amacıyla otopsi ve toksikolojik incelemelerin değerlendirilmesi bekleniyor. 22 Ağustos tarihli kaynaklarda ölüm soruşturmasının devam ettiği belirtiliyor.

ESKİ DOSYADAN DİKKAT ÇEKEN ADLİ TIP RAPORU

Dosyadaki en önemli yeni ayrıntılardan biri ise Özlem Gültekin hakkında ölümünden önce yürütülen başka bir adli süreçte ortaya çıktı.

Yeni Asır’ın ulaştığını belirttiği belgelere göre Gültekin’den 2026 yılında hâkimlik kararıyla kan, kıl, idrar ve tırnak örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumu’nda inceleme yapıldı. İncelemede uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmediği, yalnızca tedavi amaçlı kullanılan citalopram ve escitalopram etken maddelerinin bulunduğu aktarıldı.

6 TEMMUZ’DA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ

Aynı haberde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın söz konusu Adli Tıp raporunu değerlendirdikten sonra 6 Temmuz 2026 tarihinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği bildirildi.

Bu kararın, Özlem Gültekin’in 14 Ağustos’taki ölümünün ardından başlatılan soruşturmayla değil, ölümden önce gündeme gelen madde kullanımı iddialarıyla ilgili eski dosyaya ilişkin olduğu anlaşılıyor.

Bu ayrım önem taşıyor. Gültekin’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın sonucu ve kesin ölüm nedeni konusunda şu ana kadar kamuoyuna açıklanmış nihai bir adli rapor bulunmuyor.

AİLELERİN AVUKATLARI SPEKÜLASYONLARA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Özlem Gültekin’in ölümünün ardından Gültekin ailesi ile Erhan Çelik’in avukatları ortak bir açıklama yaparak çiftin anlaşmalı boşanma konusunda mutabakatın son aşamasında olduğunu açıklamıştı.

Avukatlar ayrıca, geçmişte yaşanan ihtilafların ölüm olayıyla doğrudan ilişkilendirilmesine karşı çıkarak adli inceleme yapılmasının tek başına ölümün altında suç teşkil eden bir durum bulunduğu anlamına gelmeyeceğini vurgulamıştı.

GÖZLER ÖLÜM DOSYASINDAKİ ADLİ TIP SONUCUNDA

Şimdi gözler Özlem Gültekin Çelik’in ölümünün ardından yapılan otopsi ve toksikolojik incelemelerden çıkacak nihai sonuçlara çevrildi.

Erhan Çelik’in bazı kişiler hakkındaki ilaç temini ve uygulama iddialarının ölümle bağlantısının bulunup bulunmadığı da savcılık soruşturması sonucunda netleşecek.

ETİKETLER: #ErhanÇelik #ÖzlemGültekinÇelik #ÖzlemGültekin #İzmir #İzmirCumhuriyetBaşsavcılığı #AdliTıpKurumu #ŞüpheliÖlüm #Anestezikİlaç #Savcılık #Soruşturma

İzmir’deki kliniğinde yaşamını yitiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada dikkat çeken yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Boşanma aşamasındaki eşi, haber spikeri Erhan Çelik’in bazı kişilerin Gültekin’e uzun süredir anestezide kullanılan ilaçları temin ettiği ve uyguladığı iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu bildirildi. Ancak Çelik’in madde kullanımıyla ilgili daha önceki iddialarına ilişkin 2026 yılında yapılan Adli Tıp incelemesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmediği ve bu eski dosyada 6 Temmuz 2026’da takipsizlik kararı verildiği de ortaya çıktı. Read More

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir