SON.TV/ANKARA
Bakanı Akın Gürlek, kamu vicdanında derin iz bırakan iki çocuk ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmalarda ulaşılan yeni bulguları kamuoyuyla paylaştı.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yeniden ele alınan dosyalardan biri Van’ın Başkale ilçesinde, diğeri ise Afyonkarahisar’ın Işıklar beldesinde yaşandı.
Bakan Gürlek’in açıklamasına göre 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümünün intihar olmadığı yönünde önemli bulgular elde edilirken, 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darbedildiği yönündeki bulgular üzerine soruşturma derinleştirildi.
GÜRLEK: “GERÇEĞİN KARANLIKTA KALMAMASI VAZGEÇİLMEZDİR”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen çalışmaların adalet ve güvenlik birimleri arasındaki güçlü koordinasyonla sürdürüldüğünü belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmaması da bizim için vazgeçilmezdir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Cumhuriyet başsavcılıkları ve güvenlik güçleri arasında etkin bir iş birliği yürütüldüğünü vurgulayan Gürlek, faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.
Akın Gürlek, Van ve Afyonkarahisar’daki iki soruşturma hakkında şu değerlendirmede bulundu:
“Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile İl Jandarma Komutanlıklarımızın yürüttüğü ortak çalışmalarla, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçekler aydınlatıldı.”
DÖRT YAŞINDAKİ YUNUS EMRE’NİN ÖLÜMÜ
Afyonkarahisar’ın merkez ilçesine bağlı Işıklar beldesinde 24 Ocak 2026 tarihinde, 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşerek yaralandığı yönündeki ihbar üzerine soruşturma başlatıldı.
Önce Afyonkarahisar Devlet Hastanesine kaldırılan çocuk, daha sonra Kütahya Şehir Hastanesine sevk edildi. Yunus Emre, tedavi gördüğü hastanede 29 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybetti.
Soruşturmanın ilk aşamasında aile üyeleri, çocuğun evlerinin yakınındaki yüksek bir alandan düştüğünü ileri sürdü. Ancak bu anlatımın otopsi raporunda belirtilen yaralanma bulgularıyla örtüşmediği değerlendirildi.
Bunun üzerine Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla İl Jandarma Komutanlığına bağlı JASAT ekipleri tarafından kapsamlı saha araştırması başlatıldı.
OTOPSİ BULGULARI İFADELERLE ÖRTÜŞMEDİ
Soruşturma dosyasına giren hastane kayıtları ve otopsi bulgularında çocuğun vücudunda darbeye bağlı izler ile kırıkların bulunduğu belirtildi.
Bu bulguların, Yunus Emre’nin yüksekten düştüğüne ilişkin ilk anlatımlarla örtüşmediği değerlendirilerek soruşturmanın yönü değiştirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada ulaşılan sonucu şöyle açıkladı:
“Afyonkarahisar’da 24 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darbedilerek öldürüldüğü ortaya çıkarıldı.”
Bu ifade, Bakanlığın soruşturma bulgularına ilişkin açıklamasıdır. Şüpheliler hakkındaki nihai hukuki değerlendirme yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek.
ŞÜPHELİLERİN İLETİŞİMLERİ TEKNİK TAKİBE ALINDI
Soruşturma kapsamında şüphelilerin iletişimlerinin, mahkeme kararları doğrultusunda teknik takibe alındığı bildirildi.
14 Mayıs 2026 tarihinde şüpheliler yönünden iki ay süreyle iletişimin dinlenmesi kararı verildiği, bu sürenin 13 Temmuz’da bir ay daha uzatıldığı belirtildi.
Toplanan bulguların ardından 4 Ağustos 2026 tarihinde şüphelilerin ikametleri ile hayvan ağılında adli arama gerçekleştirildi. Aramalarda iki ruhsatsız av tüfeğine el konuldu ve tüfeklerle ilgili ayrıca adli işlem başlatıldı.
Şüpheliler aynı tarihte gözaltına alındı.
YER GÖSTERME İŞLEMİNDE YENİ BULGULAR
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 Ağustos’ta jandarma personeli eşliğinde yer gösterme işlemi gerçekleştirildi.
Soruşturma bilgilerinde, Yunus Emre’nin olay günü üvey babası tarafından hayvan otlatmak amacıyla araziye götürüldüğü ve burada darbedildiği yönünde bulgular elde edildiği belirtildi.
Yaralanan çocuğun annesi ve üvey dedesi tarafından sağlık kuruluşuna götürüldüğü, ancak sağlık görevlilerine olayın “yüksekten düşme” şeklinde anlatıldığı kaydedildi.
Anne ile üvey dedenin ifadelerinde, çocuğun üvey babası tarafından dövüldüğünü söyledikleri; olayın farklı anlatılması için benzer ifadeler vermek üzere görüştüklerini, olay yerini farklı gösterdiklerini ve delilleri kararttıklarını kabul ettikleri ileri sürüldü.
ÜVEY BABA VE ÜVEY DEDE TUTUKLANDI
Soruşturmanın ardından üvey baba B.K., “çocuğu kasten öldürme” ve “eziyet” suçlamalarıyla tutuklandı.
Üvey dede M.K. hakkında ise “ihmal suretiyle kasten öldürme” ve “suç delillerini gizleme” suçlamaları kapsamında tutuklama kararı verildi.
Anne Z.K. ile A.K. hakkında “ihmal suretiyle kasten öldürme” ve “suç delillerini gizleme” suçlamaları kapsamında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Şüpheliler hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmiş bir hüküm niteliği taşımıyor. Ceza sorumlulukları yargılama sonucunda belirlenecek.
DAMLANUR’UN ÖLÜMÜ “İNTİHAR” OLARAK BİLDİRİLDİ
Yeniden incelenen ikinci dosya ise Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’a ilişkin.
İlk ihbarda Damlanur’un, amcasına ait evde bulunan Kalaşnikof tipi uzun namlulu silahla kendisini karın bölgesinden iki kez vurduğu ileri sürüldü. Başkale Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın ardından soruşturma başlattı.
Ölü muayenesi ve otopsi işlemlerinde Damlanur’un vücudunda ateşli silah yaralarının yanı sıra çeşitli ekimotik alanlar, el ve ayak çevresinde lezyonlar ile kesici-delici alet yaralanmasına ilişkin bulguların kaydedildiği belirtildi.
Otopsi raporunda kesin ölüm nedeninin ateşli silah yaralanmasına bağlı kemik kırıkları, iç organ ve büyük damar yaralanmaları ile iç ve dış kanama olduğu bildirildi.
SİLAHIN DURUMU ŞÜPHE UYANDIRDI
Kriminal incelemelerde olayda kullanılan silahtan iki fişek atıldığı, ancak silahın olay yerinde “tek atış” konumunda bulunduğu tespit edildi.
Silah, şarjör ve gözlük üzerinde herhangi bir parmak izine ulaşılamadığı bildirildi. Damlanur’un el, yüz ve kıyafetlerinden alınan örneklerde atış artığına rastlanırken, şüphelilerden S.S.’nin sağ eli, yüzü ve kıyafetlerinde de atış artığı tespit edildiği belirtildi.
Atışların bitişik mesafeden gerçekleştirildiği yönünde uzmanlık raporu düzenlendiği aktarıldı.
Soruşturma makamları, silahın teknik özelliklerini, iki el ateş edilmiş olmasını ve parmak izi bulunmamasını birlikte değerlendirerek olayın intihar olup olmadığına ilişkin şüpheleri derinleştirdi.
TELEFON KAYITLARINDA DİKKAT ÇEKEN HAREKETLİLİK
Damlanur’un telefonunda yapılan incelemede, olaydan 36 gün önce erkek arkadaşıyla intihara yönelik bazı mesajlaşmalarının bulunduğu belirlendi.
Ancak erkek arkadaşının ifadesinde bu sorunun daha sonra çözüldüğü ve olay günü herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı anlatıldı.
Olay günü saat 20.34’te gerçekleşen ve yaklaşık dört dakika süren telefon görüşmesinde intihar düşüncesine işaret eden bir olumsuzluk tespit edilmediği bildirildi.
Damlanur’un ölümüyle ilgili 112 Acil Çağrı Merkezine saat 22.57’de ihbarda bulunulmasına rağmen telefonunda daha sonraki saatlerde hareketlilik tespit edildiği bilgisi de soruşturma dosyasına girdi.
Telefonun olayın meydana geldiği bildirilen evde değil, Damlanur’un kendi evinde bulunduğu ve gece saatlerinde kolluk birimlerine teslim edildiği kaydedildi.
GİZLİ TANIKLAR “CİNAYET” İDDİASINDA BULUNDU
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında dosyaya çok sayıda kolluk araştırma tutanağı ve gizli tanık beyanı eklendi.
Kimlik bilgilerinin gizli tutulmasını isteyen bazı tanıklar, olayın intihar değil cinayet olabileceğini ileri sürdü. Aile bireylerinin ifadeleri arasında önemli çelişkiler bulunduğu, bazı anlatımların birbiriyle uyuşmadığı değerlendirildi.
Olay sonrasında aile üyeleri arasında husumet yaşandığı, bazı şüphelilerin köyden ayrıldığı ve telefon hatlarında değişiklik yapıldığı da soruşturma kapsamında incelendi.
Bu bulgular üzerine dosya “kasten öldürme” şüphesi yönünden derinleştirildi ve soruşturma hakkında gizlilik kararı alındı.
BAKAN GÜRLEK: “İNTİHAR OLMADIĞINA DAİR ÖNEMLİ BULGULARA ULAŞILDI”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Damlanur’un ölümüne ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümünün intihar olmadığına dair önemli bulgulara ulaşıldı.”
Gürlek; gizli tanık anlatımları, aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, bir şüphelinin elinde atış artığı bulunması, olayda kullanılan silahın niteliği, silah üzerinde parmak izi tespit edilememesi ve olay sonrasındaki iletişim kayıtlarının birlikte değerlendirildiğini bildirdi.
ÜÇ İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Toplanan bulguların ardından soruşturma kasten öldürme şüphesiyle genişletildi.
7 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesi, Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi ve Van’ın Başkale ilçesinde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.
Operasyonlarda S.S., F.S., N.S., E.S., K.S., İ.E. ile 17 yaşındaki suça sürüklenen çocuk Z.S. olmak üzere toplam yedi şüpheli gözaltına alındı.
Arama ve el koyma işlemlerinin ardından şüphelilerin Van Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edilmek üzere işlemlerinin sürdürüldüğü açıklandı.
Şüpheliler hakkında bu aşamada kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
FAİLİ MEÇHUL DOSYALAR YENİDEN İNCELENİYOR
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 24 Nisan 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kuruldu.
Başkanlık; faili meçhul cinayet ve kayıp dosyalarında Cumhuriyet başsavcılıkları, kolluk birimleri, kriminal kurumlar ve ilgili kamu kuruluşları arasındaki koordinasyonu sağlamayı amaçlıyor.
Bakanlık kaynaklarına göre Türkiye genelinde yüzlerce cinayet ve kayıp dosyası taranarak eksik araştırma, incelenmemiş delil veya yeniden değerlendirilebilecek teknik veri bulunup bulunmadığı araştırılıyor.
Anadolu Ajansının 1 Ağustos 2026 tarihli haberinde, 638 cinayet ve kayıp dosyasının incelendiği; 59 ilde 168 kişinin yer aldığı 155 dosyanın yeniden değerlendirmeye alındığı bildirilmişti.
GÜRLEK’TEN YARGI VE GÜVENLİK BİRİMLERİNE TEŞEKKÜR
Adalet Bakanı Akın Gürlek, iki soruşturmada görev yapan personele teşekkür ederek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Her iki dosyada büyük bir dikkat ve özveriyle çalışan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Van ve Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve soruşturmalarda görev alan tüm yargı ve kolluk mensuplarımız ile kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.”
Van ve Afyonkarahisar’daki iki çocuğun ölümüne ilişkin adli süreçler, ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından çok yönlü olarak sürdürülüyor.
ETİKETLER:#AkınGürlek #AdaletBakanlığı #FailiMeçhul #DamlanurSarihan #YunusEmreYakar #Van #Başkale #Afyonkarahisar #JASAT #ÇocukCinayeti #SonDakika
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van’da 14 yaşındaki Damlanur Sarihan ile Afyonkarahisar’da 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın ölümlerine ilişkin soruşturmalarda önemli gelişmeler sağlandığını açıkladı. Bir olayın “intihar”, diğerinin ise “yüksekten düşme” olarak gösterilmeye çalışıldığı değerlendirilirken, iki dosyada çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Adalet Read More
