Cts. May 9th, 2026

SONTV – ÖZEL HABER

Yargı kulislerinde, asliye ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcılarının duruşma kürsüsünden çekildiği uygulamanın yeniden kapsamlı şekilde değerlendirildiği konuşuluyor. Geçmiş yıllarda soruşturma yükünü hafifletmek ve savcıların daha fazla soruşturma dosyasına yoğunlaşmasını sağlamak amacıyla devreye alınan sistemin, yargının etkinliği ve duruşma düzeni bakımından yeni tartışmaları beraberinde getirdiği belirtiliyor.

Edinilen bilgilere göre özellikle büyük adliyelerde soruşturma savcılarının ağır iş yükü altında çalıştığı, buna karşılık asliye ceza mahkemelerinde savcılık makamının duruşmalarda aktif şekilde yer almamasının uygulamada farklı sorun alanları oluşturduğu değerlendiriliyor. Yargı çevrelerinde, sistemin ilk kurulduğu dönemde soruşturma süreçlerini hızlandırma amacı taşıdığı ancak zaman içinde mahkeme-savcılık koordinasyonu bakımından yeniden ele alınmaya başlandığı ifade ediliyor.

TEK HAKİMLİ YARGILAMA FORMÜLÜ ÖNE ÇIKIYOR

Yargı kulislerinde konuşulan değerlendirmelere göre, özellikle tek hakimli yargılamaların daha etkin yürütülmesi halinde hem mahkemeler hem de Cumhuriyet başsavcılıkları yönünden çift taraflı hız kazanılabileceği belirtiliyor. Mevcut sistemde birçok asliye ceza mahkemesinde hakimin karar aşamasına gelmesine rağmen duruşma savcısının mütalaasının beklenmesi nedeniyle dosyaların uzayabildiği ifade ediliyor.

Kulislerde, “Hakim karar verebilecek noktaya geliyor ancak duruşma savcısının mütalaasını beklemek zorunda kalıyor. Savcı ise bir yandan kendi soruşturma dosyalarını yürütürken diğer yandan sürekli duruşmaya çıkmak zorunda kaldığı için asli soruşturma dosyalarında yeterli hız sağlanamıyor” değerlendirmeleri yapılıyor.

Yargılama faaliyetlerinin bu şekilde sürünceme de kaldığı da belirtiliyor.

Özellikle soruşturma bürolarında görev yapan Cumhuriyet savcılarının terör, örgütlü suçlar, ekonomik suçlar, kaçakçılık ve genel soruşturma dosyalarında yoğun mesai yürüttüğü, buna rağmen günün önemli bir bölümünün duruşmalarda geçtiği ifade ediliyor. Bu nedenle uygulamada müzekkerelerin zamanında yazılamadığı, tanık dinleme süreçlerinin geciktiği, ifade alma işlemlerinin aksadığı ve iddianame hazırlama sürelerinde ciddi yavaşlamalar yaşandığı belirtiliyor.

Yargı kaynakları, soruşturma savcılarının aynı anda hem aktif soruşturma yürütüp hem de sürekli duruşma trafiğini yönetmesinin uygulamada ciddi verim kaybına neden olduğunu ifade ediyor. Özellikle büyükşehir adliyelerinde savcıların günün önemli kısmını duruşma salonlarında geçirdiği, bu durumun soruşturma dosyalarının olgunlaşma süresini uzattığı ve yargının etkinliği bakımından yeni organizasyon ihtiyacını gündeme getirdiği konuşuluyor.

GÖRÜLDÜ BÜROSU FORMÜLÜ GÜNDEMDE

Yargı kulislerinde konuşulan yeni çalışma modelleri arasında Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde “Asliye Ceza Mahkemeleri Görüldü Bürosu” kurulması da yer alıyor. Bu büroların, asliye ceza mahkemelerinde görülen dosyaların savcılık ayağındaki inceleme, mütalaa, karar kontrolü ve kanun yolu süreçlerini merkezi şekilde takip etmesi planlanıyor.

Kulis bilgilerine göre böyle bir yapılanma ile soruşturma savcılarının doğrudan duruşma yükünden ayrıştırılması, buna karşılık dosya denetim ve koordinasyonunun büro sistemi üzerinden sürdürülmesi hedefleniyor. Böylece hem soruşturma savcılarının asli dosyalarına yoğunlaşmasının hem de asliye ceza mahkemelerinde karar süreçlerinin hızlandırılmasının amaçlandığı belirtiliyor.

HUKUK ÇEVRELERİNDE UZUN SÜREDİR TARTIŞILIYOR

Açık kaynak hukuk değerlendirmelerinde de asliye ceza mahkemelerinde savcı bulunmaması uygulamasının uzun yıllardır tartışıldığı görülüyor. 2011 yılında başlayan düzenleme ile Cumhuriyet savcılarının birçok asliye ceza duruşmasına katılmaması uygulamasına geçilmiş, sistem farklı yasal uzatmalarla yıllarca devam etmişti. 1 Eylül 2020 itibarıyla ise yeniden duruşma savcılığı sistemine dönülmüştü.

Hukuk çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, uygulamanın ilk aşamada “soruşturmaları hızlandırma” ve “iş yükünü azaltma” amacı taşıdığı ancak zaman içinde silahların eşitliği, iddia makamının temsili ve objektif tarafsızlık ilkesi bakımından eleştirilere neden olduğu ifade ediliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararlarında da asliye ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının bulunmamasının “objektif tarafsızlık” yönünden tartışma konusu yapıldığına dikkat çekiliyor.

YARGIDA YENİ ORGANİZASYON ARAYIŞI

Adalet teşkilatında son dönemde “yargının etkinliğinin artırılması” başlığı altında yürütülen çalışmalar kapsamında yeni büro modelleri ve iş dağılımı sistemlerinin masada olduğu belirtiliyor. Özellikle büyükşehir adliyelerinde soruşturma dosyalarının artışı nedeniyle Cumhuriyet başsavcılıklarının yeni organizasyon modelleri üzerinde çalıştığı, “Görüldü Bürosu” formülünün de bu çerçevede değerlendirildiği ifade ediliyor.

SONTV – ÖZEL HABER Yargı kulislerinde, asliye ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcılarının duruşma kürsüsünden çekildiği uygulamanın yeniden kapsamlı şekilde değerlendirildiği konuşuluyor. Geçmiş yıllarda soruşturma yükünü hafifletmek ve savcıların daha fazla soruşturma dosyasına yoğunlaşmasını sağlamak amacıyla devreye alınan sistemin, yargının etkinliği ve duruşma düzeni bakımından yeni tartışmaları beraberinde getirdiği belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre özellikle büyük adliyelerde soruşturma Read More

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir