Cum. Nis 3rd, 2026

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan(33), bir dönem duygusal birliktelik yaşadığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23’üncü Ceza Dairesi’nde (İstinaf) görevli üye Hâkim Aslı Kahraman’ı (45) 13 Ocak günü makamında silahla vurarak yaralamıştı.

0.png

Savcı ikinci kez ateş etmek istediği sırada ise odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü çaycı Yakup K. tarafından engellenmişti. Savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan, ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

42 YIL HAPSİ İSTENİYOR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma bir ay içerisinde tamamlandı. İddianamede, şüpheli savcının ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

SAVCIDAN SKANDAL SAVUNMA: “AŞK ÇIKRIĞI OLMAYAN BİR KUYUYA BENZER”

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, müşteki hakim Aslı Kahraman ve tarafların avukatları katıldı. Savunmasını yapması için söz verilen sanık Kılıçarslan, hatalarının bedelini ödemeye hazır olduğunu belirterek, “Geldiğimiz noktada bana bunun fazlası ödetilmeye çalışılıyor. Bunun nedeni de Cumhuriyet Savcısı olmam, eyvallah. Sözlerime başlamadan önce de onu da yıpratmak istemiyorum. Müştekiden de burada özür dilemek istiyorum.” dedi.

0_1.png

Aslı Kahraman ile duygusal birliktelik yaşadıklarına değinen sanık “Benim müşteki ile evlenme gibi isteğim vardı. Nisan ve Mayıs’ta yaşadığımız hadiseler evlilik kararından beni soğutmuştu. Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım. Hamile kalmıştı. Kendisine bebeği aldırma konusunda baskı yapmadım, evlenme teklifinde de bulunmadım. Kürtaj olmasının ardından ciddi bir psikolojik baskı gördüm. O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta. Kürtaj olayı ve dairesinde yaşadığı hadiseler nedeniyle bu sorunla ilişkimize yansıdı. Olayın sıcaklığı ve düştüğü aşk çukurundan çıkamadı o da.” şeklinde konuştu.

Savunmasının devamında, “Bugün burada yalan söylemeyeceğim. O mesajları ben attım. Gitmesini istediğimi söyledim. Kendisi beni tersledi. Kendisine asla vurmadım. Kendisi bana çok vurdu. Alnıma yumruklar attı. Odaya kahramanımız çaycı girdi. Hakime hanım çaycıya bana saldırıyor deyince çaycı bana müdahale etmeye çalıştı. Çaycı 30 saniyelik olayda 4-5 tane yalan söylüyor. Müştekinin çantasına doğru yöneldiğini ve bana silah çıkaracağını düşündüm. Tabancayı aşağıya doğrulttum. Tabanca ile ilk atışımı yaptım. İlk atışta vurulmadığına eminim. Kendisi bacağından yararlandı. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Müştekiyi tanıdığımda 29 yaşındaydım. Kadın örgütleri geldilerse hoş gelmişler. İyi ki de gelmişler. Bu kadına karşı işlenmiş bir suç olarak görülmemeli. Tamamen bir aşk hadisesi.” dedi.

0_2.png

MÜŞTEKİ HAKİM: SÜREKLİ RAHATSIZ ETTİ

Beyanda bulunması için söz verilen müşteki hakim Aslı Kahraman ifadesinde ilişkilerinin bitmesine rağmen sanığın sürekli kendisini rahatsız ettiğini belirterek şunları anlattı:

“Kendisini engellememe rağmen bu sefer de iş yerime gelmeye başladı. İlişkimiz içerisinde beni defalarca kez sıkıştırmıştı. En son olarak kendisini engelledim. Telefondan engelleyince odama daha fazla gelmeye başladı. Çok uzun bir süre tedirgindim. Kapımı kilitleyerek çalıştım uzun bir süre. Her yerden engelledim. Sanık banka hesabıma para göndererek açıklamalara yazdığı notlarla benimle iletişime geçmeye başladı. Odamda telefonun fişini çekerek çalışıyordum. Aramalarından dolayı çalışmak mümkün değildi. Sürekli arkamı kolluyordum.”

0.webp

“BENİ VURACAĞINI DÜŞÜNMEDİM”

Olay gününü anlatan hakim, “Baskın yaparak geldi. ‘Gideceksin buradan, bunun sözünü vereceksin bana’ dedi. Masama kadar geldi dayandı. O sırada kalemi aramaya çalıştım. Sanık arkamdan telefonu kapattı. Elimi kolumu tuttu. Kafamı bastırdı. Sanığa güç yetiremedim. Sonra silahı çıkarttı mermiyi ağzına sürdü. Sanığın ateş edeceğini gerçekten düşünmedim. Beni bezdirmeye çalıştığını düşündüm. Çaycı geldi, ‘bana saldırıyor’ dedim çaycıya. Aramıza girdi, sanığı kapıya doğru süpürdü. Çıkmamaya çalıştı sanık, ben hemen kalemi aradım. Güvenliği çağırmalarını istedim. Beni kasığımdan vurdu. İkinci kez ateş etmeye çalıştı, ben masanın altına saklandım. Çaycı sanığın elinden silahı aldı. Ne olup ne bittiğinden sanığın ne işler çevirdiğinden haberim yoktu benim. Tedavim bittikten sonra öğrendim çoğunu. ‘Planlı değil’ falan demesin. Sanığın ne kadar öfkeli bir insan olduğunu biliyorum, öfkelenince gözü hiçbir şeyi görmüyor. Tüm suçlar bakımından sanıktan şikayetçiyim.” dedi.

SANIK SAVCIDAN TEPKİ ÇEKEN SAVUNMA: “HALA O GÜCÜM VE KUDRETİM VAR”

Daha sonra sanık Kılıçarslan söz alarak, “Benim itibarım zedelenmeye çalışılıyor, buna basın da alet ediliyor. Basına sadece benimle ilgili aleyhe hususlar servis edildi. Halen daha yıpratılmak isteniyorum. Ben müştekinin hakimlik yapmasını engelleyebilirdim, yaptığı şeyler dolayısıyla. Hala o gücüm ve kudretim var, bunu söyleyeyim. Tutukluluğumun devam etmesine imkan yok bu olayın sadece bir yaralama olduğu anlaşılacak.” dedi.

0_1.webp

AİLE BAKANLIĞI: SAVCI DIŞARI ÇIKARSA HAKİMİ ÖLDÜRÜR

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının avukatı “Sanık mağdura karşı tehditlerini ısrarlı bir şekilde sürdürmüştür. Olay günü de defalarca mağduru aramıştır. Aslında amacı öldürmektir ancak eylemi tamamlayamamıştır. Sanık sürekli ‘savcıyım görevimi yapamıyorum’ diyerek bir savunma yapmıştır. Ev hapsi istemezi yarım kalan eylemini tamamlama niyetiyledir. Tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz.” dedi

MÜTALAAYA GÖNDERİLDİ

Mahkeme heyeti esas hakkındaki mütaalanın hazırlanması dosyayı duruşma savcısına göndererek duruşmayı 12 Haziran’a erteledi.

Sanık savcı, “Çok rica ediyorum, tutukluluk durumum çok ağır geçiyor. Lütfen kelimelerle ifade edemiyorum. 12 Haziran benim için çok geç. Ben de az çok o sıralardan geliyorum. 12 Haziran demek dosyanın istinafa dahi gitmemesi, adli tatilden sonra gitmesi demek” dedi. Mahkeme başkanı, “Başka boş günümüz yok, en yakın tarih bu” dedi. Israr eden sanık savcıya, kararın verildiği söylendi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli kadın hakimi makam odasında silahla yaralayan savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, ilk kez hakim karşısına çıktı. Hakkında 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istenen sanık savcı, mahkeme salonunda “Bu kadına karşı işlenmiş bir suç değil, tamamen bir aşk hadisesi” diyerek pes dedirten bir savunmaya imza attı. Dehşet anlarını anlatan mağdur hakim Aslı Kahraman ise yaşadığı kabusu ve ölümden nasıl döndüğünü anlattı. Read More

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir