{"id":1805,"date":"2025-08-19T11:43:05","date_gmt":"2025-08-19T11:43:05","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lopsssdoner.com\/?p=1805"},"modified":"2025-08-19T11:43:06","modified_gmt":"2025-08-19T11:43:06","slug":"turk-hukuk-devrimi-ve-laiklik","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/2025\/08\/19\/turk-hukuk-devrimi-ve-laiklik\/","title":{"rendered":"T\u00dcRK HUKUK DEVR\u0130M\u0130 VE L\u00c2\u0130KL\u0130K"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Prof. Dr. ZEK\u0130 HAFIZO\u011eULLARI<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk hukuk devrimi bir\u00e7ok bak\u0131mdan \u00f6v\u00fclebilir. Ancak,onu muhte\u015fem k\u0131lan nitelik, \u00f6z\u00fcn\u00fc, \u00e7ekirde\u011fini te\u015fkil eden l\u00e2iklik d\u00fc\u015f\u00fcncesidir.<\/p>\n\n\n\n<p>L\u00e2iklik, esas itibariyle, toplumlardaki iktidar olgusu \u00fczerine verilen bir de\u011fer h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. Ger\u00e7ekten, din ve bilim, toplumsal ya\u015fam\u0131n iki y\u00f6n\u00fcd\u00fcr, evreni farkl\u0131 iki alg\u0131lama bi\u00e7imidir. Bunlar, mutlakl\u0131k iddias\u0131nda olmad\u0131k\u00e7a, biri \u00f6tekini ortadan kald\u0131ran, yahut gereksiz k\u0131lan alanlar de\u011fildirler. Ancak, dinin evreni a\u00e7\u0131klamadaki mutlak tekelci karakteri uzun s\u00fcre bilimi dine ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u0131lm\u0131\u015f, ama zamanla bilimin giderek ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k kazanmas\u0131 evrenin dinsel alg\u0131lamas\u0131 yan\u0131nda bir de bilimsel alg\u0131lamas\u0131n\u0131n olabilece\u011fi ger\u00e7e\u011fini ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Bu olu\u015fumla birlikte, do\u011fa ve toplum hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerde de\u011fi\u015fiklik olmu\u015f, dolay\u0131siyle do\u011fa bir olgular sistemi b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak anla\u015f\u0131l\u0131rken, toplum da bir yandan do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak t\u0131pk\u0131 do\u011fa gibi bir olgular sistemi b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak alg\u0131lanm\u0131\u015f, \u00f6te yandan ayr\u0131ca bir kurallar sistemi olarak g\u00f6r\u00fclmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece, toplumun bir kurallar sistemi b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak alg\u0131lanmas\u0131, do\u011fa d\u00fczeni yan\u0131nda ilkeleri tamamen farkl\u0131 bir de toplum d\u00fczeninin bulundu\u011fu, dolay\u0131siyle do\u011fadan farkl\u0131 bir normatif d\u00fcnyan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fini ortaya koymu\u015ftur. \u0130\u015fte bu ke\u015fif, toplumda hukuk d\u00fczeninin ne oldu\u011fu tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 do\u011furmu\u015ftur. Tart\u0131\u015fmada getirilen \u00e7\u00f6z\u00fcm, bir toplumun \u00f6zellikle devletin hukuku ifadesini ister kanunda isterse toplumun ya\u015fama bi\u00e7iminde bulsun, hukukun daima o toplumun iradesini ifade etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, \u00f6z\u00fcnde, hukukun maddi kayna\u011f\u0131n\u0131n il\u00e2hi olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p be\u015fer\u00ee k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131 ifade etmektedir. \u00d6yleyse, l\u00e2iklik bu a\u00e7\u0131dan ifadesini, hukukun maddi kayna\u011f\u0131n\u0131n mutlak be\u015fer\u00ee k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131 esas\u0131nda bulmaktad\u0131r.(1)<\/p>\n\n\n\n<p>Bu demektir ki, din, il\u00e2h\u00ee irade oldu\u011fundan, be\u015fer\u00ee \u00eerade olan hukukun kayna\u011f\u0131 de\u011fildir. B\u00f6yle olunca, hukukun be\u015fer\u00ee irade olmas\u0131 esas\u0131ndan; din\u00ee veya ahl\u00e2ki de\u011ferler hukuku olu\u015fumunda etkilemi\u015f olsalar bile, hi\u00e7bir iradenin be\u015fer\u00ee iradeye \u00fcst\u00fcn veya ayk\u0131r\u0131 olamayaca\u011f\u0131 sonucu \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bu, bir toplumda dinin, o toplumun iradesi olan hukukunu ortadan kald\u0131r\u0131c\u0131, tadil edici bir etkisinin bulunmamas\u0131 demektir. Ancak, bunun tersi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Hukuk, d\u00fczeni oldu\u011fu toplumda, ama\u00e7lar\u0131yla \u00e7at\u0131\u015fan veya ama\u00e7lar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesini engelleyen din ve ahl\u00e2k kurallar\u0131n\u0131 tan\u0131mayabilir. Hatta, hukuk, toplumsal d\u00fczene ili\u015fkin din kurallar\u0131n\u0131, kamu d\u00fczeniyle \u00e7eli\u015fen ibadet kurallar\u0131n\u0131 yasaklayabilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Dinin hukukta kaynakl\u0131k de\u011feri, sonunda, hukuku yaratan be\u015fer\u00ee irade, il\u00e2h\u00ee iradeye tabi midir, yoksa bundan ba\u011f\u0131ms\u0131z m\u0131d\u0131r meselesine gelip dayanmaktad\u0131r, \u0130ki ihtimal s\u00f6z konusudur. Be\u015fer\u00ee irade il\u00e2h\u00ee iradeye tabidir denir, bundan teokratik devlet, hukuk ve toplum d\u00fczenleri ortaya \u00e7\u0131kar. Be\u015fer\u00ee irade il\u00e2h\u00ee iradeden ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r denir; bundan l\u00e2ik devlet, hukuk ve toplum d\u00fczenleri ortaya \u00e7\u0131kar. Bu soyutlaman\u0131n zorunlu sonucu, l\u00e2ik bir devlet, hukuk ve toplum d\u00fczeninde dinin, ancak say\u0131labildi\u011fi takdirde, bir etik de\u011fer olarak hukuku etkileyebilece\u011fi; bu hal d\u0131\u015f\u0131nda, dinin, hukukta bir kaynakl\u0131k de\u011ferinin bulunamayaca\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir sonucudur ki, hukukun \u015fekli kayna\u011f\u0131, kutsal Kitaplar, dinlerin peygamberlerinin beyanlar\u0131 ve davran\u0131\u015flar\u0131, dinin mensuplar\u0131n\u0131n ortak kanaati de\u011fildir, tersine Kanundur, \u00f6rf ve adettir, hakimin yaratt\u0131\u011f\u0131 hukuktur. (2)<\/p>\n\n\n\n<p>L\u00e2iklik, Anayasa&#8217;da muhtelif yerlerde yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, &#8220;l\u00e2iklik kesinin gere\u011fi kutsal din duygular\u0131n\u0131n devlet i\u015flerine ve politikaya kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131&#8221; belirtilmi\u015ftir. Anayasa, \u0131. maddesinde &#8220;T\u00fcrkiye Devletinin bir Cumhuriyet oldu\u011funu belirtmi\u015f; ikinci maddesinde, Cumhuriyetin niteliklerini sayarken, T\u00fcrkiye Cumhuriyeti Devletinin l\u00e2ik bir devlet oldu\u011funu&#8221; ifade etmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ilkeden \u00e7\u0131kan sonu\u00e7, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninin ve bu d\u00fczenin ifadesi olan T\u00fcrk devletinin niteli\u011finin l\u00e2iklik oldu\u011fudur. Ger\u00e7ekten, Anayasa, ba\u015fka h\u00fck\u00fcmlerinde, hem bu temel d\u00fc\u015f\u00fcnceyi peki\u015ftirmekte, hem de devletin temel niteli\u011fini te\u015fkil eden bu ilkenin hi\u00e7bir surette ihl\u00e2l edilemeyece\u011fini s\u00f6ylemektedir: Anayasa, 14. maddesinde, Anayasa&#8217;da yer alan temel hak ve h\u00fcrriyetlerden hi\u00e7birinin &#8220;din ve mezhep ay\u0131r\u0131m\u0131 veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve g\u00f6r\u00fc\u015flere dayanan bir devlet d\u00fczeni kurmak amac\u0131yla kullan\u0131lamayacaklar\u0131n\u0131&#8221; emretmektedir. Anayasa, gene, 24. maddesinde &#8220;kimse devletin sosyal, ekonomik, siyas\u00ee ve hukuk\u00ee temel d\u00fczenini k\u0131smen de olsa din kurallar\u0131na dayand\u0131rma veya siyas\u00ee veya ki\u015fisel \u00e7\u0131kar veya n\u00fcfuz sa\u011flama amac\u0131yla her ne surette olursa olsun, din veya din duygular\u0131n\u0131 yahut dince kutsal say\u0131lan \u015feyleri istismar edemez ve k\u00f6t\u00fcye kullanamaz&#8221; demektedir. O halde, t\u00fcm bu h\u00fck\u00fcmler, Anayasa&#8217;da, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninin, bunun ifadesi olan T\u00fcrk devletinin ve hukukuyla modellenen T\u00fcrk toplumunun vazge\u00e7ilmez temel niteli\u011finin l\u00e2iklik olmas\u0131n\u0131n istendi\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>L\u00e2iklik, her biri bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc ifade eden bu h\u00fck\u00fcmlere ra\u011fmen, Anayasa&#8217;da tan\u0131mlanm\u0131\u015f de\u011fildir. Hukuk d\u00fczeni i\u00e7inde kalarak l\u00e2ikli\u011fi tan\u0131mlayabilmek, kapsam ve s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 tayin edebilmek, ancak bu d\u00fczende egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131n nas\u0131l d\u00fczenlenmi\u015f oldu\u011funu bilmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Egemenlikle devletin hukuk d\u00fczeni ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131ysa, egemenli\u011fin devletin hukuk d\u00fczeninde devletten ba\u015fka bir organa veya kuruma izafesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bundan dolay\u0131d\u0131r ki, egemenli\u011fin hem teokratik teorisi, hem toplumsal mukavele teorisi, hem de halk egemenli\u011fi teorisi bug\u00fcn a\u015f\u0131lm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131, kullan\u0131m\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen Anayasa&#8217;n\u0131n 6. maddesi, sadece ge\u00e7mi\u015fteki Anayasalar\u0131n de\u011fil, T\u00fcrk Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131n\u0131n ruhunu te\u015fkil eden &#8220;egemenlik kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z milletindir&#8221; h\u00fckm\u00fcyle T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde egemenli\u011fin bu \u00e7a\u011fda\u015f, deneysel anlay\u0131\u015f\u0131na yer vermi\u015ftir. Bundan da anla\u015f\u0131lan, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde, egemenli\u011fin yeg\u00e2ne kayna\u011f\u0131n\u0131n be\u015fer\u00ee irade oldu\u011fudur. Hukuk d\u00fczenimiz, bu ilkeyle, egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131nda il\u00e2h\u00ee iradeye itibar etmemi\u015f, b\u00f6ylece kal\u0131b\u0131 oldu\u011fu T\u00fcrk toplumuna teokratik devlet ve toplum d\u00fczenini kapam\u0131\u015f, onu hukuk d\u0131\u015f\u0131, yani gayri me\u015fru k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu demektir ki, T\u00fcrk toplumunun siyasal, ekonomik, toplumsal ve hukuk\u00ee yap\u0131s\u0131n\u0131 kurmada yeg\u00e2ne ve mutlak muteber irade, be\u015fer\u00ee iradedir. O halde, T\u00fcrk hukukunda l\u00e2ikli\u011fin, gerek siyas\u00ee gerekse hukuk\u00ee bak\u0131mdan bir tek tan\u0131m\u0131, bir tek anlay\u0131\u015f\u0131 vard\u0131r. O da, devleti ve devletin toplumsal,ekonomik, siyasal ve hukuk\u00ee temel d\u00fczenlerini kuran iradenin, mutlak suretle be\u015fer\u00ee irade olmas\u0131 esas\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131n be\u015ferili\u011finin zorunlu bir sonucu, kanun \u00f6n\u00fcnde e\u015fitliktir. Egemenli\u011fi kullanan halk milletse, devlet iktidar\u0131n\u0131n kullan\u0131m\u0131nda herkes dil, \u0131rk, cinsiyet, siyas\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcnce, felsef\u00ee inan\u00e7, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ay\u0131r\u0131m g\u00f6zetilmeksizin kanun \u00f6n\u00fcnde e\u015fittir. Kanun \u00f6n\u00fcnde e\u015fitlikse, her \u015feyden \u00f6nce din ve vicdan h\u00fcrriyetini zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Anayasa, bunu, 24. maddesinde d\u00fczenlemi\u015ftir. 24. madde, herkes vicdan, din\u00ee inan\u00e7 ve kanaat h\u00fcrriyetine sahiptir demektedir. Bir dine inanmak, ku\u015fkusuz, ibadet ve din\u00ee ayinlerde bulunmak hakk\u0131n\u0131 da birlikte getirir. Ancak, ne bir dine inanmak, ne de ibadet ve din\u00ee ayinlerde bulunmak hakk\u0131, egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131n be\u015ferili\u011fi esas\u0131n\u0131 gidermeye, dolay\u0131siyle e\u015fitlik ilkesini, din ve vicdan h\u00fcrriyetini tahribe, kamu d\u00fczenini bozmaya matuf olmaz. Ger\u00e7ekten, Anayasa, 24. maddesinde, temel hak ve h\u00fcrriyetlerin k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131lamayaca\u011f\u0131 ilkesi ve kamu d\u00fczeni kural\u0131yla kay\u0131tl\u0131 olarak, ibadet ve din\u00ee ayinlerde bulunma hakk\u0131n\u0131 bah\u015fetmekte, ancak, hukuki-toplumsal d\u00fczen kurallar\u0131 anlam\u0131na gelen muamel\u00e2t\u0131, &#8220;kimse devletin sosyal, ekonomik, siyas\u00ee veya hukuk\u00ee temel d\u00fczenlerini k\u0131smen de olsa din kurallar\u0131na dayand\u0131ramaz&#8221; demek suretiyle a\u00e7\u0131k\u00e7a yasaklamaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu demektir ki, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde din hukukun kayna\u011f\u0131 olamaz. Hukukun kayna\u011f\u0131ndan hukuka v\u00fccut veren iradenin \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 yer anla\u015f\u0131l\u0131rsa, bu anlamda, T\u00fcrk hukukunun kayna\u011f\u0131, T\u00fcrk ulusunun vicdan\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ekten, hukuk, temel \u00e7izgilerinde, sanat, ifade bi\u00e7imleri, t\u00f6reler gibi halk\u0131n ruhunun bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. B\u00f6yle olunca, dinin T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde bir kaynakl\u0131k de\u011ferinin bulunmamas\u0131 gerekmektedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc din, mahiyetinin bir gere\u011fi olarak ulusun iradesiyle yaratt\u0131\u011f\u0131 bir \u00fcr\u00fcn de\u011fildir. \u00d6te yandan din, \u00f6rf ve \u00e2det olarak da hukukun kayna\u011f\u0131 olmaz. Din, \u00f6rf ve \u00e2det de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6rf ve \u00e2deti vurgulayan \u00f6zellik bunun be\u015fer\u00ee iradenin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olmas\u0131d\u0131r. Din kurallar\u0131 bu nitelikten yoksundur. Bunlar\u0131n temel niteli\u011fi, il\u00e2h\u00ee bir kaynaktan do\u011fmu\u015f olmalar\u0131, dolay\u0131siyle be\u015fer\u00ee bir tasvibe ihtiya\u00e7 duymamalar\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>O halde, l\u00e2iklik d\u00fc\u015f\u00fcncesi i\u00e7inde, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde din nedir?<\/p>\n\n\n\n<p>Bir kere din insana vergidir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130nsan d\u0131\u015f\u0131ndaki varl\u0131klar\u0131n dininden s\u00f6z edilemez. Bundan dolay\u0131d\u0131r ki, toplumda din olur, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00fcnyesinde din olmayan topluma rastlanmamaktad\u0131r; ancak toplumun ve bunun egemen ifadesi olan devletin dini olmaz.(3) Bundan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 \u015fu olmaktad\u0131r. Ya devlet veya toplum d\u00fczenlerinde din olur, ya da dinsel devlet veya toplum d\u00fczenleri olur. Dinsel devlet veya toplum d\u00fczenleri egemenli\u011fin, dolay\u0131siyle hukukun&nbsp; kayna\u011f\u0131n\u0131n il\u00e2h\u00ee oldu\u011fu d\u00fczenlerdir ki, b\u00f6yle bir d\u00fczenin T\u00fcrk devlet, hukuk ve toplum d\u00fczeninde yeri yoktur.<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6yle olunca, din, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde toplumsal bir ger\u00e7eklik olarak tan\u0131nmakta, dolay\u0131siyle sadece ferd\u00ee\/toplumsal bir kurum olmaktad\u0131r. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir sonucu olarak, T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde din, bir yandan, t\u0131pk\u0131 ula\u015f\u0131m, sa\u011fl\u0131k, e\u011fitim vs. gibi g\u00f6r\u00fclerek, t\u00fcm Anayasalar\u0131m\u0131zda ve 1982 Anayasas\u0131n\u0131n 136. maddesinde kendine \u00f6zg\u00fc bir &#8221; kamu hizmeti&#8221; alan\u0131 say\u0131lm\u0131\u015f, (4) \u00f6te yandan egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131n be\u015ferili\u011fi esas\u0131, bunun sonucu olarak e\u015fitlik ilkesi, din ve vicdan h\u00fcrriyeti ink\u0131l\u00e2p kanunlar\u0131yla ve T.C.K&#8217;nun 1991 tarih ve 3713 say\u0131l\u0131 Ter\u00f6rle M\u00fccadele Kanunu ile kald\u0131r\u0131lan 163. maddesi ile&nbsp; ceza\u00ee teminata kavu\u015fturularak, ferd\u00ee\/toplumsal bir kurum olarak dinin korunmas\u0131na \u00f6zen g\u00f6sterilmi\u015f, TCK&#8217;nun&nbsp; muhtelif h\u00fck\u00fcmlerinde ( m. 175 vd., 241 vd., 312 vs. )&nbsp; din ve din\u00ee hissiyat sald\u0131r\u0131lardan masun k\u0131l\u0131nmak istenmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sonu\u00e7 olarak, l\u00e2iklik, T\u00fcrk hukuk devriminin \u00f6z\u00fc, t\u00fcm kurum ve kurulu\u015flar\u0131yla T\u00fcrk toplumunun bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcd\u00fcr; ak\u0131lc\u0131, birle\u015ftirici, \u00e7a\u011fda\u015f ve dinamik bir ya\u015fama bi\u00e7imidir. L\u00e2iklik T\u00fcrk hukuk devrimini te\u015fkil eden unsurlar\u0131n de\u011fil, bu unsurlar, l\u00e2ikli\u011fin sonucudur. L\u00e2ikli\u011fin T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde tek bir tan\u0131m\u0131, tek bir anlam\u0131 vard\u0131r. Bu, ne din ve devlet i\u015flerinin birbirinden ayr\u0131lmas\u0131d\u0131r, ne de devletin \u00fclkede mevcut maruf ve m\u00fcesses dinlere kar\u015f\u0131 tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131, her hangi bir dinin i\u00e7 d\u00fczenine, ibadet ahk\u00e2m ve erk\u00e2n\u0131na m\u00fcdahale etmemesidir. Bu, egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131n il\u00e2h\u00ee olmay\u0131p be\u015fer\u00ee olmas\u0131d\u0131r; dolay\u0131siyle, dinin, T\u00fcrk hukukunda kaynakl\u0131k de\u011ferinin bulunmamas\u0131d\u0131r. Bundan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 kutsal dinin T\u00fcrk hukuk d\u00fczeninde, T\u00fcrk toplumunda, toplumun bir yap\u0131s\u0131, bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc olarak de\u011fil de, sadece, toplumda mevcut ferd\u00ee\/toplumsal bir kurum olarak g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nabilece\u011fidir.<\/p>\n\n\n\n<p>D\u0130PNOTLAR<br>(1) Ancak, burada, hukukun maddi kayna\u011f\u0131n\u0131 be\u015feri irade kabul eden cumhur\u00ee toplum\/hukuk\/devlet d\u00fczenlerinde egemen laiklik d\u00fc\u015f\u00fcncesinden sekularizm ( secularism ) d\u00fc\u015f\u00fcncesini&nbsp; de ay\u0131rmak gerekmektedir. Ger\u00e7ekten, Sekularizim&nbsp; hukukun maddi kayna\u011f\u0131n\u0131n be\u015feri irade oldu\u011fu &#8221; kralc\u0131 &#8221; hukuk\/toplum\/devlet d\u00fczenlerinde olu\u015fmu\u015f&nbsp; toplumsal\/siyasi bir ya\u015fama bi\u00e7imidir. Bu toplum d\u00fczenlerinde kral &#8221; erkini &#8221; milletten de\u011fil&nbsp; Tanr\u0131dan almaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>(2) Ger\u00e7ekten, T\u00fcrk Medeni Kanunu, 1. maddesinde, T\u00fcrk Hukukunun \u015fekli kayna\u011f\u0131n\u0131n Kanun, \u00f6rf ve adet, hakimin yaratt\u0131\u011f\u0131 hukuk oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmi\u015ftir. T\u00fcrk Ceza Kanunu, 1. maddesinde T\u00fcrk Ceza Hukukunun \u015fekli kayna\u011f\u0131n\u0131n sadece Kanun oldu\u011funa i\u015faret etmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>(3) Devlet bir kamu t\u00fczel ki\u015fisidir. Madem din &#8220;ki\u015fiye&#8221; de\u011fil sadece insana vergidir, insan olmayan t\u00fczel ki\u015finin dini olmaz. T\u00fczel ki\u015fi be\u015feri iradenin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Devlet t\u00fczel ki\u015fidir,&nbsp; \u00f6yleyse be\u015feri&nbsp; iradenin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, bir dini olmaz. Tarihte &#8220;k\u00f6le &#8221; insand\u0131r, ama ki\u015fi de\u011fildir. K\u00f6lelerin dini olmu\u015ftur. \u0130nsan ile ki\u015finin ayn\u0131 say\u0131lmas\u0131 yenidir, bu k\u00f6leli\u011fin kald\u0131r\u0131lmas\u0131ndan sonra olmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>(4)&nbsp;Ger\u00e7ekten, 431 say\u0131l\u0131 Hilafeti Kald\u0131ran&nbsp; ve Osmanl\u0131 Hanedan\u0131n\u0131 T\u00fcrkiye Devletinin topraklar\u0131n\u0131n haricine \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen Kanun, 1. maddesinde, &#8221; Halife hal&#8217; edilmi\u015ftir. Hilafet H\u00fck\u00fcmet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen m\u00fcndemi\u00e7 oldu\u011fundan Hilafet makam\u0131 m\u00fclgad\u0131r &#8221; h\u00fckm\u00fcne yer vermi\u015ftir.429 say\u0131l\u0131 \u015eer&#8217; iye ve Efk\u00e2f&nbsp; ve Erk\u00e2ni Harbiye Umumiye Vekaletinin \u0130lgas\u0131na Dair Kanun, 1. maddesinde, &#8221; T\u00fcrkiye Cumhuriyetinde muamel\u00e2t\u0131 nasa dair olan ahk\u00e2m\u0131n B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi ve onun te\u015fkil etti\u011fi h\u00fck\u00fcmete aittir&#8221; demektedir. 1924 Anayasas\u0131n\u0131n 1. ve 26. maddelerini kald\u0131ran\/de\u011fi\u015ftiren 1928 tarih ve 1222 say\u0131l\u0131 Kanun, \u00e7ok do\u011fru olarak, &#8221; T\u00fcrkiye Devletinin dini \u0130slamd\u0131r &#8221; ve &#8221; ahkami \u015fer&#8217; iyenin tenfizi &#8221; h\u00fck\u00fcmlerini T\u00fcrk Hukuk D\u00fczeninden \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. 1340 tarih ve 430 say\u0131l\u0131 Tevhidi Tedrisat Kanunu, Devletin &#8221; din\u00ee e\u011fitim &#8221; yapmas\u0131n\u0131 tamamen yasaklam\u0131\u015f, Devletin sadece &#8221; din e\u011fitimi &#8221; yapmas\u0131na veya &#8221; din e\u011fitimi &#8221; yap\u0131labilmesine&nbsp; izin vermi\u015ftir.<br>Ku\u015fkusuz TCK&#8217;nun kald\u0131r\u0131lan 163. maddesi d\u00fczenleni\u015fi bi\u00e7imiyle inan\u00e7 ve ifade h\u00fcrriyetini k\u0131s\u0131tlayan, Anayasan\u0131n 2. maddesinin i\u00e7eri\u011fini olu\u015fturan Avrupa \u0130nsan Haklar\u0131 S\u00f6zle\u015fmesinin 9 ve 10. maddeleriyle \u00e7eli\u015fen bir h\u00fck\u00fcmd\u00fc. Esasen TCK&#8217;nun kald\u0131r\u0131lan 163. maddesi o g\u00fcn\u00fcn siyasi iktidarlar\u0131nca T\u00fcrk Halk\u0131na at\u0131lm\u0131\u015f tabiri caizse &#8221; en b\u00fcy\u00fck kaz\u0131k &#8221; olmu\u015ftur. Ancak, TCK&#8217;nun 141. ve 142.maddeleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131larak kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bug\u00fcn giderilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 da beraberinde getirmi\u015ftir. Ger\u00e7ekten, bu de\u011fi\u015fiklikle, devletin &#8221; maddi d\u00fczeni &#8221; \u015fiddete dayal\u0131 olarak de\u011fi\u015ftirmek isteyen teokratik devlet kurmak yanl\u0131s\u0131 k\u00f6kten dinci hareketler y\u00fcreklendirilmi\u015f, b\u00f6ylece Anayasan\u0131n 14. maddesine ayk\u0131r\u0131 olarak &#8220;demokratik toplum d\u00fczeni&#8221; savunmas\u0131z b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Devletin ter\u00f6rde tercihe hakk\u0131 yoktur. Ter\u00f6rle M\u00fccadele Kanununda, tart\u0131\u015f\u0131lan hususlar olmakla birlikte, &#8221; \u0131rk\u00e7\u0131 ter\u00f6r &#8221; yasaklanm\u0131\u015f, ancak &#8221; dinci ter\u00f6r &#8221; d\u00fczenleme d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Biz \u00f6yle san\u0131yoruz ki, inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve ifade h\u00fcrriyeti&nbsp; t\u00fcm boyutlar\u0131 ile en &#8221; k\u00e2mil anlam\u0131nda &#8221; ger\u00e7ekle\u015ftirerek, demokratik toplum\/hukuk\/devlet d\u00fczeninin art\u0131k &#8221; yak\u0131n tehlike &#8221; do\u011furdu\u011funda ku\u015fku bulunmayan&nbsp; &#8220;dinci ter\u00f6r\u00fcn &#8221; t\u00fcm tezah\u00fcrlerine kar\u015f\u0131 toplumun korunmas\u0131 bir zorunluluktur. Bu konuda, do\u011fru, kal\u0131c\u0131, ihtiyaca uygun bir d\u00fczenleme yapmak yerine, TCK&#8217; nun 312. maddesi h\u00fckm\u00fcne s\u0131\u011f\u0131nmaya kalk\u0131\u015fmak,&nbsp; ne uygun ne de yeterli bir \u00e7\u00f6z\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>KAYNAK\u00c7A<br>Afetinan A., \u0130zmir \u0130ktisat Kongresi, 17 \u015eubat- 4 Mart 1923, T\u00fcrk Tarih Kurumu Bas\u0131mevi, Ankara, 1989<br>Antolisei, Manuale di diritto penale, PG.,Milano, 1980<br>Arsal, Teokratik Devlet ve Laik Devlet, Tanzimat I. Y\u00fcz\u00fcnc\u00fc Y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fc&nbsp; M\u00fcnasebetiyle, \u0130stanbul, 1940<br>Arsel, Teokratik Devlet Anlay\u0131\u015f\u0131ndan Demokratik Devlet Anlay\u0131\u015f\u0131na, Ankara,1975<br>Atat\u00fcrk, Nutuk, Milli E\u011fitim Bas\u0131mevi, \u0130stanbul, 1950-52<br>Azara, Diritti dell&#8217; uomo, Novissimo Digesto \u0130taliano, \u00dcTED, Torino, 1957<br>Ba\u015fgil, Din ve Laiklik, \u0130stanbul, 1962<br>Bayet, Dine Kar\u015f\u0131 D\u00fc\u015f\u00fcncenin Tarihi, \u00c7ev. C. S\u00fcreyya, Varl\u0131k Yay\u0131nevi, \u0130stanbul, 1970<br>Bobbio, Giusnaturalismo e positivismo giuridico, Milano, 1972<br>Bobbio, Teoria della scienza giuriduca, Torino, 1958<br>Bobbio, Teoria della norma giuridica, Torino, 1958<br>Brelich, Introduzione alla storia delle religioni, Parte pirima, Anno Accademico 1961-62, Roma<br>Croce, Storia dell&#8217;Europa, Bari, 1965<br>\u00c7a\u011fatay, Laiklik ve din ili\u015fkileri, Atat\u00fcrk Ara\u015ft\u0131rma Dergisi, 1988<br>Daver, T\u00fcrkiye Cumhuriyetinde Laiklik, Ankara, 1955<br>Del Vecchio, Lezioni di filosofia del diritto, Roma, 1936<br>Espozito, La liberte di manifestazione del pensiero nell&#8217; ordinamento italiano, Milano, 1958<br>Fiore, I reati di opinione, Padova, 1972<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, Laiklik ve TCK&#8217;nun 163. maddesi, SBFD., Ankara, 1987, Cilt XLII, S. 1-4<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, Hukuk ve Hukuk Biliminin Konusu ve S\u0131n\u0131rlar\u0131 Sorunu, AHFD., C. XXXV,1987,S.1-4<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, TCK&#8217;nun 141,142 ve 163. Maddeleri \u00dczerine D\u00fc\u015f\u00fcnceler, G.\u00dc.Gazi E\u011fitim Fak\u00fcltesi Dergisi,C.6,S.1<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, Laiklik ve TCK&#8217;nun 163. Maddesi \u00dczerine, AUSBFD, C. XLII, S.2-3<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, Din ve Vicdan H\u00fcrriyeti ve T\u00fcrk Ceza Kanunu \u00d6n Tasar\u0131s\u0131, ABD.,1987, S.3<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, Ceza Normu, Normatif Bir Yap\u0131 Olarak Ceza Hukuku D\u00fczeni, Ankara, 1996<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, Laiklik, Atat\u00fcrk K\u00fclt\u00fcr Merkezi Yay\u0131nlar\u0131, \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bask\u0131, Ankara, 1999<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, T\u00fcrkiye Cumhuriyeti Devletinin Fikri Temelleri, Atat\u00fcrk K\u00fclt\u00fcr Merkezi Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, Ankara, 2001<br>Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, T\u00fcrk Hukuk D\u00fczeninde&nbsp; &#8221; Hukukun \u00dcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc Prensibi &#8221; Sorunu, ABD., Say\u0131 2002\/ y\u0131l; 60, s.15 vd.<br>Hir\u015f, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi, Ankara, 1949<br>Kapani, Politica Bilimine Giri\u015f, Ankara, 1983<br>Kelsen, Nedensellik ve \u0130snadiyet, \u00c7ev. Z.Haf\u0131zo\u011fullar\u0131, A\u00dcHFD.,C. XXXV, 1987<br>Kelsen, La dottrina pura del diritto, Trad. Di R. Travers, Eineudi Editore, 1952<br>Memi\u015f, &#8221; Milli Hakimiyet &#8221; Kavram\u0131n\u0131n Pozitif Belgelere Girme S\u00fcrecinden \u0130zlenimler, Argumentum, 1991, C.1, S.7<br>Mosca, Storia dele dottrine politiche, Bari, 1966<br>Mumcu, Tarih A\u00e7\u0131s\u0131ndan T\u00fcrk Devriminin Temelleri ve Geli\u015fimi, \u0130stanbul, 1981<br>\u00d6zbudun, T\u00fcrk Anayasa Hukuku, Ankara, 1986<br>\u00d6zek, T\u00fcrkiyede Laiklik, \u0130stanbul, 1962<br>Rouss eau, Toplum S\u00f6zle\u015fmesi, Can Yay\u0131nlar\u0131, 1969<br>Ruggero, Storia della filosofia, Bari, 1968<br>Russel, Din ile Bilim, Ankara, 1972<br>Taplamac\u0131o\u011flu, Din Sosyolojisi, Ankara, 1983<br>Velidedeo\u011flu, Ki\u015filer Laik Olmaz Devlet Laiktir, Cumhuriyet Gazetesi, 17 Mart 1972<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Prof. Dr. ZEK\u0130 HAFIZO\u011eULLARI T\u00fcrk hukuk devrimi bir\u00e7ok bak\u0131mdan \u00f6v\u00fclebilir. Ancak,onu muhte\u015fem k\u0131lan nitelik, \u00f6z\u00fcn\u00fc, \u00e7ekirde\u011fini te\u015fkil eden l\u00e2iklik d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. L\u00e2iklik, esas itibariyle, toplumlardaki iktidar olgusu \u00fczerine verilen bir de\u011fer h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. Ger\u00e7ekten, din ve bilim, toplumsal ya\u015fam\u0131n iki y\u00f6n\u00fcd\u00fcr, evreni farkl\u0131 iki alg\u0131lama bi\u00e7imidir. Bunlar, mutlakl\u0131k iddias\u0131nda olmad\u0131k\u00e7a, biri \u00f6tekini ortadan kald\u0131ran, yahut gereksiz k\u0131lan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[20],"tags":[],"class_list":["post-1805","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-makalelink"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1805","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1805"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1805\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1806,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1805\/revisions\/1806"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1805"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1805"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1805"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}