{"id":1803,"date":"2025-08-19T11:42:37","date_gmt":"2025-08-19T11:42:37","guid":{"rendered":"http:\/\/www.lopsssdoner.com\/?p=1803"},"modified":"2025-08-19T11:42:38","modified_gmt":"2025-08-19T11:42:38","slug":"turkiye-icin-bir-demokratiklesme-ve-sivillesme-perspektifi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/2025\/08\/19\/turkiye-icin-bir-demokratiklesme-ve-sivillesme-perspektifi\/","title":{"rendered":"T\u00dcRK\u0130YE \u0130\u00c7\u0130N B\u0130R DEMOKRAT\u0130KLE\u015eME VE S\u0130V\u0130LLE\u015eME PERSPEKT\u0130F\u0130"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Prof. Dr. Mustafa Erdo\u011fan<br><br><\/strong><br><strong>A. G\u0130R\u0130\u015e<br><br><\/strong>T\u00fcrkiye\u2019nin siyasi sisteminin genel karakteri itibariyle \u00e7e\u015fitlilik ve \u00e7o\u011fulculuk, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve adalet, a\u00e7\u0131k toplum, sorumlu ve s\u0131n\u0131rl\u0131 y\u00f6netim, ho\u015fg\u00f6r\u00fc ve sayg\u0131, farkl\u0131l\u0131klar\u0131 tan\u0131ma gibi temel insani de\u011ferlere y\u00f6nelmi\u015f, insan haklar\u0131na dayanan demokratik bir hukuk devleti idealinden epeyce uzak oldu\u011fu tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez. Bu rejim, resmi olarak i\u00e7inde demokratik kurum ve mekanizmalar\u0131 da bar\u0131nd\u0131rmakla beraber, i\u015fleyi\u015fi bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde oligar\u015fik bir \u00f6zellik de g\u00f6stermektedir. \u201cEgemenlik\u201d anayasal olarak her ne kadar \u201cmillet\u201de ait say\u0131l\u0131yorsa da, egemenli\u011fin kullan\u0131m\u0131nda milletin demokratik temsilcilerinin ba\u015fka ortaklar\u0131 vard\u0131r. Cumhurba\u015fkan\u0131 yan\u0131nda silahl\u0131 kuvvetler ve yarg\u0131 b\u00fcrokrasileri ulusal egemenli\u011fin fiili kullan\u0131c\u0131lar\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. Besbelli ki, bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkiye\u2019de b\u00fct\u00fcn toplumu ilgilendiren temel siyasal kararlar halk\u0131n demokratik temsilcileri taraf\u0131ndan al\u0131namamakta; b\u00fcrokratik oligar\u015finin de\u011fi\u015fmez program\u0131 demokrasi g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc alt\u0131nda siyasi sisteme esas olarak hakim k\u0131l\u0131nmaktad\u0131r. Demokratik siyasi akt\u00f6rlere b\u0131rak\u0131lan \u201coyun alan\u0131\u201d icab-\u0131 hale g\u00f6re kimi zaman geni\u015fletilip kimi zaman daralt\u0131lmaktaysa da, bu siyasi oyunun her zaman bir teatral yan\u0131 bulunmaktad\u0131r.<br>Bu g\u00f6r\u00fcnt\u00fcn\u00fcn, medeni, h\u00fcr ve demokratik bir toplum olma iradesine sahip oldu\u011funu bir\u00e7ok vesileyle g\u00f6stermi\u015f olan T\u00fcrkiye vatanda\u015flar\u0131 i\u00e7in tatminkar bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ayr\u0131ca, i\u00e7inde bulundu\u011fumuz ikibinli y\u0131llarda T\u00fcrkiye yeni bir d\u00f6nemecin e\u015fi\u011finde bulunuyor ve bunun siyasi sistemimize ili\u015fkin son derece \u00f6nemli sonu\u00e7lar\u0131 bulunmaktad\u0131r. Avrupa Birli\u011fi\u2019ne tam \u00fcyelik davas\u0131 bunun sadece bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. Bu d\u00f6neme\u00e7, \u00fclkemiz i\u00e7in hem f\u0131rsatlar ve potansiyeller hem de riskler ta\u015f\u0131yan bir e\u015fi\u011fi i\u015faret etmektedir. Bu f\u0131rsatlar\u0131 ak\u0131ll\u0131ca de\u011ferlendirmesi halinde, T\u00fcrkiye\u2019nin modernle\u015fme tarihinde son derece \u00f6nemli bir merhaleyi a\u015fmas\u0131 ihtimal dahilindedir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz f\u0131rsatlar\u0131 iyi de\u011ferlendiremezsek bug\u00fcn sadece birer ihtimal olan risklerin ger\u00e7ek olmas\u0131 i\u015ften bile de\u011fildir. B\u00f6yle bir durumda, korkulur ki, T\u00fcrkiye, tarihi devri art\u0131k ge\u00e7mi\u015f bulunan bir nevi \u201c\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya\u201d \u00fclkesi olarak d\u00fcnyan\u0131n ta\u015fras\u0131nda kalacak ve ayd\u0131nl\u0131k bir gelecek \u00fcmitlerini de b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde yitirecektir.<br>T\u00fcrkiye\u2019nin bu d\u00f6nemeci y\u00fcz\u00fcn\u00fcn ak\u0131yla ge\u00e7ebilmesi i\u00e7in bug\u00fcn uluslar aras\u0131 konjonkt\u00fcr olduk\u00e7a elveri\u015fli g\u00f6r\u00fcnmektedir. Genel olarak \u201ck\u00fcreselle\u015fme\u201dnin i\u00e7erdi\u011fi imkanlar T\u00fcrkiye\u2019nin d\u00fcnyan\u0131n yeni \u015fartlar\u0131na intibak\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rabilece\u011fi gibi, Avrupa b\u00fct\u00fcnle\u015fmesinin gerekleri de T\u00fcrkiye\u2019nin hem kendini evrensel de\u011ferler do\u011frultusunda yenileme hem de kendi toplumunun ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 daha medeni \u00f6l\u00e7\u00fclerde ve etkin bi\u00e7imde kar\u015f\u0131lama aray\u0131\u015f\u0131yla paralellik g\u00f6stermektedir. \u00d6te yandan, T\u00fcrk toplumunun kendi i\u00e7 dinamikleri de bu t\u00fcrden bir uyum ve yenilenme \u00e7abas\u0131n\u0131 hem zorunlu k\u0131lmakta hem de onu kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir nitelik arz etmektedir.<br>Bu \u015fartlar alt\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019nin yerle\u015fik d\u00fczenini daha demokratik, ileri, ak\u0131lc\u0131, uygar ve insani y\u00f6nde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesi acil bir ihtiya\u00e7 durumundad\u0131r. Demokratikle\u015fme ve siville\u015fme perspektifinden ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyecek olan bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn anayasa meselesinin yeniden ele al\u0131nmas\u0131ndan siyasi partiler ve se\u00e7im sisteminin g\u00f6zden ge\u00e7irilmesine, ekonominin etkin ve d\u00fcnyayla rekabet edebilir hale getirilmesinden sivil toplumun g\u00fc\u00e7lendirilmesine, e\u011fitim-\u00f6\u011fretimin do\u011fru anlamda \u00e7a\u011fda\u015fla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131ndan k\u00fclt\u00fcrel kendini-ifadenin ve \u00e7e\u015fitlili\u011fin desteklenmesine kadar uzanan bir\u00e7ok boyutu bulunmaktad\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada, bu yenilenmenin hususen demokratikle\u015fme ve siville\u015fmeye tekab\u00fcl eden boyutlar\u0131 \u00fczerinde durulacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>B. DEMOKRAT\u0130KLE\u015eME VE S\u0130V\u0130LLE\u015eME KAVRAMLARI<br><br>1. Demokratikle\u015fme<br><\/strong><br>Demokratikle\u015fme son 30 y\u0131l\u0131n d\u00fcnya g\u00fcndeminin \u00f6nde gelen politik temas\u0131d\u0131r. Bizim i\u00e7in ise demokratikle\u015fme yakla\u015f\u0131k y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir \u00f6zlemi ifade etmektedir. \u00d6zellikle son 60 y\u0131ld\u0131r kronik bir \u201cdemokrasiye ge\u00e7i\u015f\u201d hali ya\u015fayan T\u00fcrkiye\u2019de \u201cdemokratikle\u015fme\u201d siyasi g\u00fcndemimizden hi\u00e7 d\u00fc\u015fmemektedir. Bug\u00fcn de, son y\u0131llarda Avrupa Birli\u011fi\u2019ne uyum \u00e7er\u00e7evesinde bu y\u00f6nde att\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00f6nemli ad\u0131mlara ra\u011fmen, demokratikle\u015fme T\u00fcrkiye\u2019nin ger\u00e7ekle\u015ftirilmeyi bekleyen ana hedefi durumundad\u0131r.<br>Demokratikle\u015fme iki boyutlu bir kavramd\u0131r. Bu kavram bir yan\u0131yla demokratik olmayan bir politik sistemden demokratik bir politik sisteme ge\u00e7meyi, \u00f6b\u00fcr yan\u0131yla da ana \u00e7er\u00e7evesi itibariyle demokratik olan bir sistem i\u00e7indeki demokrasi ilkesiyle ba\u011fda\u015fmayan unsurlar\u0131 demokratik kurum ve mekanizmalarla de\u011fi\u015ftirmeyi veya \u201cdemokrasiye ikinci ge\u00e7i\u015f\u201di tamamlamay\u0131 ifade etmektedir. Bu anlamda demokratikle\u015fmeye \u201cdemokrasinin peki\u015fmesi\/yerle\u015fmesi\u201d denmektedir. Birinci ihtimal otoriter veya totaliter sistemlerden demokrasiye ge\u00e7i\u015fle ilgilidir. T\u00fcrkiye Cumhuriyeti bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc 60 y\u0131l kadar \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi i\u00e7in, bu bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan s\u00f6z konusu olan bir g\u00fcndem de\u011fildir.<br>Buna kar\u015f\u0131l\u0131k \u201cdemokratikle\u015fme\u201dnin ikinci anlam\u0131 T\u00fcrkiye\u2019nin durumuyla do\u011frudan do\u011fruya ili\u015fkilidir. Nitekim, T\u00fcrkiye\u2019nin cari rejiminin demokratik karakteri olduk\u00e7a c\u0131l\u0131z olup, esas itibariyle se\u00e7imlere dayanan parlamentonun ve parlamentoya kar\u015f\u0131 sorumlu bir h\u00fck\u00fcmetin varl\u0131\u011f\u0131nda kendisini g\u00f6stermektedir. Ayr\u0131ca, oldu\u011fu kadar\u0131yla T\u00fcrkiye\u2019deki demokrasi istikrarl\u0131 de\u011fildir veya istikrar\u0131n\u0131n garantisi yoktur. T\u00fcrk demokrasisi s\u0131k s\u0131k kesintiye u\u011frat\u0131lmaktad\u0131r ve Avrupa Birli\u011fi ile b\u00fct\u00fcnle\u015fme yolunda at\u0131lan ad\u0131mlara ra\u011fmen bu tehdit maalesef hen\u00fcz b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ortadan kalkm\u0131\u015f de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla, bug\u00fcn\u00fcn T\u00fcrkiye\u2019sinde demokratikle\u015fme hem demokratik kurum ve mekanizmalar\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmeyi ve yenileriyle desteklemeyi hem de demokrasinin istikrar\u0131n\u0131 sa\u011flayacak kurumsal, k\u00fclt\u00fcrel ve ideolojik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi gerektirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2. Siville\u015fme<br><br><\/strong>Herhangi bir sosyo-politik sistemde \u201csiville\u015fme\u201dnin iki anlam\u0131 olabilir. Dar anlamda siville\u015fme, siyasal sistem \u00fczerindeki askeri etkinin sona erdirilmesini ve siyasal s\u00fcrece se\u00e7ilmi\u015f sivillerin hakim olmas\u0131n\u0131 ifade eder. Bu anlamda siville\u015fme askeri vesayetin yoklu\u011fu anlam\u0131na gelir ve ba\u015fl\u0131ca iki pratik gere\u011fi vard\u0131r. \u0130lki, silahl\u0131 kuvvetlerin tam olarak sivil denetim alt\u0131na al\u0131nmas\u0131, ikincisi ise askeri b\u00fcrokrasinin demokratik siyaset alan\u0131na n\u00fcfuz etmemesinin sa\u011flanmas\u0131d\u0131r. Bu anlamda siville\u015fmenin T\u00fcrkiye\u2019nin acil bir ihtiyac\u0131 oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur.<br>Siville\u015fmenin ikinci ve daha geni\u015f anlam\u0131 \u201csivil toplum\u201dun g\u00fc\u00e7len(diril)mesiyle ilgilidir. \u0130lk bak\u0131\u015fta fark edilemese bile, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir sivil toplumun varl\u0131\u011f\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn en b\u00fcy\u00fck g\u00fcvencelerinden biri oldu\u011fu kadar, demokrasinin peki\u015fmesi ve istikrar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da son derece hayatidir. Kendi ayaklar\u0131 \u00fczerinde duramayan ve idamesi bak\u0131m\u0131ndan devlete ba\u011f\u0131ml\u0131 olan bir toplum demokrasi i\u00e7in sa\u011flam bir zemin te\u015fkil edemez. T\u00fcrkiye\u2019de sivil toplumun zay\u0131f ve hen\u00fcz olu\u015fma a\u015famas\u0131nda oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, bu konuda da atmam\u0131z gereken ad\u0131mlar var demektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>C. T\u00dcRK\u0130YE\u2019N\u0130N DEMOKRAT\u0130KLE\u015eME G\u00dcNDEM\u0130<br><br>1. Demokrasi Kavram\u0131<br><br><\/strong>T\u00fcrkiye\u2019nin demokratikle\u015fme davas\u0131n\u0131n ana g\u00fcndem maddelerini lay\u0131k\u0131yla belirleyebilmek i\u00e7in, \u00f6nce, \u201cdemokrasi\u201dnin anlam\u0131n\u0131 ve nas\u0131l bir \u201cdemokratik\u201d modelin hedeflenmesi gerekti\u011fini vuzuha kavu\u015fturmak gerekir. Demokrasi teorisinin g\u00fcncel tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n ayr\u0131nt\u0131s\u0131na girmeksizin demokrasiyi \u015f\u00f6yle tan\u0131mlayabiliriz: Demokrasi, temel kamu politikalar\u0131n\u0131 belirleme yetkisinin halka ve onun temsilcilerine ait oldu\u011fu rejimin ad\u0131d\u0131r. Terimin tam anlam\u0131nda demokrasi kamu i\u015flerinin do\u011frudan do\u011fruya halk taraf\u0131ndan kararla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirmekle beraber, \u00e7e\u015fitli nedenlerle, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz Bat\u0131 toplumlar\u0131nda hakim olan demokrasi esas olarak \u201ctemsili demokrasi\u201ddir. Ancak bu model halk\u0131n siyasal s\u00fcrece do\u011frudan m\u00fcdahil olmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lacak mekanizmalar\u0131 kategorik olarak reddetmez. Nitekim, \u00e7a\u011fda\u015f Bat\u0131 demokrasilerinde, de\u011fi\u015fik derecelerde olmak \u00fczere, \u201cdo\u011frudan demokrasi\u201d mekanizmalar\u0131na da yer verildi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir.<br>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz temsili demokrasileri ayn\u0131 zamanda \u201cliberal\u201d demokrasilerdir. Liberal demokrasi k\u0131saca mutlak de\u011fil, s\u0131n\u0131rl\u0131 demokrasi anlam\u0131na gelmektedir. Bu, se\u00e7ilmi\u015f organlar\u0131n yetkilerinin bireylerin temel haklar\u0131 ve hukuk devleti g\u00fcvenceleriyle s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir demokrasidir. Ba\u015fka bir ifadeyle, s\u00f6z konusu olan \u00e7o\u011funluk\u00e7u de\u011fil, \u00e7o\u011fulcu-anayasal demokrasidir. Liberal demokrasi, ba\u015fka bir ifadeyle, \u201chalk\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d ile \u201chalk\u0131n iktidar\u0131\u201dn\u0131 birle\u015ftiren modelin ad\u0131d\u0131r; onun i\u00e7in kimi yazarlarca \u201c\u00f6zg\u00fcr halk\u0131n y\u00f6netimi\u201d olarak da adland\u0131r\u0131l\u0131r.<br>Liberal demokrasideki \u201cliberal\u201d s\u0131fat\u0131, ilk bak\u0131\u015fta zannedilebilece\u011finin aksine, bu modelin ideolojisini de\u011fil, onun tarafs\u0131z bir kurumsal \u00e7er\u00e7eve olmas\u0131n\u0131 ima eder. Yanei, liberal demokrasi toplumun ideolojik ve k\u00fclt\u00fcrel bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011frat\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirmez. Bu model toplumlar\u0131n k\u00fclt\u00fcrel yap\u0131lar\u0131 ile ideoloji, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve k\u00fclt\u00fcr farkl\u0131l\u0131klar\u0131na dayanan \u00e7o\u011fulculu\u011fu bir veri olarak al\u0131r. Onun i\u00e7in, liberal demokrasi, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 y\u00f6ntemlere ba\u011fl\u0131 kalmak \u015fart\u0131yla, liberal olsun olmas\u0131n her t\u00fcrl\u00fc ideolojik program\u0131n serbest\u00e7e yar\u0131\u015fmas\u0131na elveri\u015fli bir \u00e7er\u00e7eve sunmak ister. Buradaki \u201cliberal\u201d unsur, sistemin ideolojik muhtevas\u0131nda de\u011fil; insan haklar\u0131, hukuk devleti ve kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi liberal siyasal ilkelerin sistemin \u00e7er\u00e7evesini te\u015fkil etmesini ifade eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2. Liberal-Demokratik Modelin Esaslar\u0131<br><\/strong><br>Liberal-demokratik y\u00f6netim modelinin birinci ilkesi y\u00f6netimin halk\u0131n r\u0131zas\u0131na dayanmas\u0131d\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u201cmilli egemenlik\u201d veya \u201chalk egemenli\u011fi\u201d dendi\u011finde anlat\u0131lmak istenen de budur. Temsili demokrasilerde bu ilkeyi ger\u00e7ekle\u015ftirmenin temel arac\u0131 d\u00fczenli aral\u0131klarla yap\u0131lan se\u00e7imlerdir. Demokratik devlet ilkesi devletin b\u00fct\u00fcn organlar\u0131n\u0131n bir \u015fekilde \u201chalk iradesi\u201dyle ili\u015fkilendirilmesini gerektirir. Bunun tipik y\u00f6ntemi, se\u00e7imler yoluyla, yasama yetkisini kullanacak olan halk temsilcilerini belirlemektir. Bununla beraber, y\u00fcr\u00fctmenin de ayn\u0131 yolla belirlenmesi sistemin demokratik karakterini g\u00fc\u00e7lendiren bir unsur olur.<br>Demokrasi ilkesinin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde en zor uygulanabildi\u011fi alan yarg\u0131 sistemidir. Ancak, b\u00fct\u00fcn mahkemeler de\u011filse de, e\u011fer varsa Anayasa Mahkemesi\u2019nin \u00fcyelerinin belirlenmesine, hi\u00e7 de\u011filse, parlamentonun ciddi \u00f6l\u00e7\u00fcde kat\u0131lmas\u0131 demokratikle\u015fme a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir g\u00f6stergedir. Ayr\u0131ca, yarg\u0131da demokratikle\u015fmenin genel y\u00f6ntemi yarg\u0131laman\u0131n j\u00fcrili sisteme dayand\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Nihayet, bu konuda, hakim ve savc\u0131lar\u0131n halk giri\u015fimiyle g\u00f6revden al\u0131nmas\u0131na imkan veren mekanizmalar da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<br>Demokratik se\u00e7imin baz\u0131 \u015fartlar\u0131 vard\u0131r: genel, e\u015fit ve serbest oya dayanan adil se\u00e7im, yarg\u0131 denetimi, gizli oy verme ve a\u00e7\u0131k say\u0131m gibi. Genel ve e\u015fit oy herkesin bir oy hakk\u0131na sahip olmas\u0131 demektir. Serbest oy ilkesi hem oy vermenin bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck de\u011fil bir hak olmas\u0131n\u0131, hem de se\u00e7imlerin yar\u0131\u015fmac\u0131 ve se\u00e7im kampanyalar\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcr\/bask\u0131dan azade olmas\u0131n\u0131 gerektirir. Adil se\u00e7im, bunlara ek olarak, se\u00e7im sisteminin toplumdaki ba\u015fl\u0131ca e\u011filimlerinin hi\u00e7 birisini politik s\u00fcrecin d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakmayacak ve bunlar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca orant\u0131l\u0131 bir \u015fekilde parlamentoya yans\u0131tacak bir se\u00e7im sistemini ifade eder.<br>Liberal-demokratik modelin ikinci ilkesi \u201c\u00e7o\u011funlu\u011fun y\u00f6netme hakk\u0131\u201dd\u0131r. Bu hak, bireylerin temel haklar\u0131na ve temel hukuk g\u00fcvencelerine sayg\u0131l\u0131 olmak kayd\u0131yla, kamu hayat\u0131yla ilgili b\u00fct\u00fcn kararlar\u0131 almaya \u00e7o\u011funlu\u011fun yetkili oldu\u011funu ifade eder. Ba\u015fka bir anlat\u0131mla, \u00e7o\u011funluk y\u00f6netiminin dokunamayaca\u011f\u0131 mahfuz alanlar\u0131n olmamas\u0131 ve onun politik tercihlerini ge\u00e7ersiz k\u0131lacak b\u00fcrokratik kurum ve mekanizmalar\u0131n bulunmamas\u0131 gerekir. Kamunun i\u015fleri hakk\u0131ndaki baz\u0131 temel kararlar\u0131 halk temsilcilerinin ve onlar\u0131n yetki verdikleri icra makamlar\u0131n\u0131n alamad\u0131\u011f\u0131 yerde demokrasiden uzakla\u015fma ba\u015flar.<br>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, liberal-demokratik bir sistemde az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n haklar\u0131n\u0131n garanti alt\u0131nda olmas\u0131 gerekir. Bu ilkenin iki anlam\u0131 vard\u0131r. Birincisi, \u00e7o\u011funluk y\u00f6netiminin, se\u00e7imler sonucunda az\u0131nl\u0131kta kalan gruplar\u0131n daha sonraki se\u00e7imlerde \u00e7o\u011funluk olabilmelerine kap\u0131y\u0131 kapatmamas\u0131d\u0131r. Bu, \u00e7o\u011funlu\u011fun, y\u00f6neten gruplar\u0131n rotasyonunu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lacak demokratik mekanizmalar\u0131 ortadan kald\u0131rmamas\u0131n\u0131 gerektirir. Az\u0131nl\u0131k haklar\u0131n\u0131n korunmas\u0131 ilkesinde sakl\u0131 olan ikinci anlam, \u00e7o\u011funlu\u011fun az\u0131nl\u0131kta kalanlar\u0131n temel haklar\u0131n\u0131 ihlal etmemesidir. Bu, hem se\u00e7imleri kazanamayan de\u011fi\u015fken say\u0131sal az\u0131nl\u0131klar i\u00e7in, hem de sabit etnik ve k\u00fclt\u00fcrel az\u0131nl\u0131klar i\u00e7in ge\u00e7erlidir.<br>K\u00fclt\u00fcrel haklar dahil olmak \u00fczere, sivil ve siyasal haklar\u0131 herkes i\u00e7in g\u00fcvence alt\u0131na alan bir sistem ayn\u0131 zamanda az\u0131nl\u0131klar\u0131n korunmas\u0131 ihtiyac\u0131n\u0131 da b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kar\u015f\u0131lar. Bu haklar i\u00e7inde ifade ve \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin demokrasi bak\u0131m\u0131ndan \u00f6zel bir \u00f6nemi vard\u0131r.<br>Liberal-demokratik sistemin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc aya\u011f\u0131n\u0131 \u00e7o\u011fulcu ve yar\u0131\u015fmac\u0131 bir siyaset olu\u015fturur. Bu da toplumun \u00e7o\u011fulcu yap\u0131s\u0131n\u0131n siyasal alana yans\u0131mas\u0131na imkan verecek bir \u00e7ok-partili siyaseti zorunlu k\u0131lar. \u00c7o\u011fulcu ve yar\u0131\u015fmac\u0131 siyaset, se\u00e7imlerde oy verecek olan vatanda\u015flar\u0131n oylar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekten de \u201ctercih\u201d belirtme niteli\u011finde ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in de zorunludur. \u00c7\u00fcnk\u00fc, se\u00e7eneklerin bulunmad\u0131\u011f\u0131 yerde oy vermenin anlam\u0131 yoktur. Bundan dolay\u0131, liberal-demokratik modelde esas olan, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 y\u00f6ntemlerden ayr\u0131lmayan her ideolojik y\u00f6nelim ve \u00e7\u0131kar\u0131n serbest\u00e7e siyasi parti olarak \u00f6rg\u00fctlenebilmesi ve demokratik yar\u0131\u015fmaya kat\u0131labilmesidir. K\u0131saca, liberal-demokratik bir sistemde siyasi partilerin hukuken ve fiilen g\u00fcvence alt\u0131nda olmas\u0131 gerekir.<br>Son olarak, piyasa ekonomisinin de liberal-demokratik sistemin kurucu unsurlar\u0131ndan biri oldu\u011funa i\u015faret edilmelidir. Piyasalar\u0131n \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde i\u015fleyi\u015fine izin veren her sistem demokratik olmasa da, b\u00fct\u00fcn demokratik sistemlerde piyasa ekonomileri caridir. Piyasa ekonomisi toplumun devlete ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 azaltmak suretiyle, devletin i\u015fleyi\u015fini sorgulamalar\u0131 beklenen vatanda\u015flara ayaklar\u0131n\u0131 basabilecekleri g\u00fc\u00e7l\u00fc bir zemin sa\u011flar. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, devletin halk\u0131n \u201cvelinimeti\u201d oldu\u011fu yerde demokrasi olmaz. Esasen, piyasa ekonomisi sivil \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri garanti alt\u0131na alan bir sistemin do\u011fal bir sonucudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bu haklar aras\u0131nda yer alan m\u00fclkiyet, s\u00f6zle\u015fme ve giri\u015fim \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin tan\u0131nmas\u0131n\u0131n iktisadi hayat\u0131n devletin g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde olmas\u0131yla ba\u011fda\u015fmayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Piyasa ekonomisi, a\u015fa\u011f\u0131da i\u015faret edilece\u011fi gibi, ayn\u0131 zamanda sivil toplumun da temelidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3. T\u00fcrkiye A\u00e7\u0131s\u0131ndan Bir Durum De\u011ferlendirmesi<br><br><\/strong>Yukar\u0131daki kriterler a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, T\u00fcrkiye\u2019nin halihaz\u0131rdaki demokratik performans\u0131 ne yaz\u0131k ki bir hayli zay\u0131ft\u0131r. Ba\u015fka bir ifadeyle, cari sistemimizin liberal-demokratik modelin yukar\u0131da \u00f6zetlenen unsurlar\u0131n\u0131n hepsi bak\u0131m\u0131ndan az veya \u00e7ok problemli yanlar\u0131 bulunmaktad\u0131r. \u015eimdi bunlar\u0131 tek tek g\u00f6zden ge\u00e7irelim.<br>1- T\u00fcrkiye\u2019de devlet y\u00f6netiminin halk\u0131n r\u0131zas\u0131ndan t\u00fcreyen veya onunla uyumlu olan k\u0131sm\u0131 yeterince geni\u015f de\u011fildir. T\u00fcrkiye\u2019de halk sadece kendi parlamenter temsilcilerini se\u00e7ebilmektedir, buna kar\u015f\u0131l\u0131k y\u00fcr\u00fctmenin temsili karakteri hem dolayl\u0131 hem de zay\u0131ft\u0131r. \u00d6zellikle, y\u00fcr\u00fctmenin cumhurba\u015fkan\u0131 kanad\u0131 kamu politikalar\u0131n\u0131n belirlenmesine \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde kat\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen, halk iradesiyle do\u011frudan do\u011fruya irtibatland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir. Cari sistem i\u00e7inde cumhurba\u015fkan\u0131 y\u00fcr\u00fctmenin sorumlu kanad\u0131 olan h\u00fck\u00fcmeti ideolojik-politik m\u00fclahazalarla frenleyebilmekte, hatta zaman zaman bloke edebilmektedir.<br>Keza, cari devlet sisteminde se\u00e7imle olu\u015fan tek organ durumundaki parlamentonun da, adaletsiz se\u00e7im sistemi y\u00fcz\u00fcnden, temsili karakteri zay\u0131ft\u0131r. \u00d6zellikle, demokratik d\u00fcnyada bir benzeri bulunmayan y\u00fcksek oranl\u0131 ulusal baraj bir yandan toplumun kendili\u011finden \u00e7o\u011fulculu\u011funun parlamentoya yans\u0131mas\u0131n\u0131 \u00f6nlerken, \u00f6b\u00fcr yandan parlamentoda orant\u0131s\u0131z bir temsile yol a\u00e7maktad\u0131r. Kimi partiler a\u015f\u0131r\u0131 temsil edilirken, kimileri de eksik temsil edilmekte, bu da -yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 demokrasi eksikli\u011fi ve ba\u015fka sak\u0131ncalar\u0131 yan\u0131nda- toplumun adalet hissini rencide etmektedir.<br>\u00d6te yandan, Anayasa\u2019n\u0131n \u201cT\u00fcrk milleti ad\u0131na\u201d yarg\u0131 yetkisi kullanmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc mahkeme sistemimiz de halk iradesinden b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kopuktur. Bu arada, Anayasa Mahkemesi de, ayn\u0131 nedenle, halk\u0131n e\u011filimlerine tamamen duyars\u0131z bir b\u00fcrokratik g\u00fc\u00e7 oda\u011f\u0131 konumundad\u0131r. \u0130\u015flevini yerine getirirken halka dayanamayan mahkemeler bu sefer devlete yaslanmakta ve bu da yarg\u0131 sistemini devlet ideolojisinin ve yerle\u015fik d\u00fczenin bek\u00e7isi haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmektedir.<br>2- T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7o\u011funlu\u011fun y\u00f6netme hakk\u0131, kapsam\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, hukuki ve fiili olarak \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Se\u00e7imlerden \u00e7\u0131kan demokratik \u00e7o\u011funluk \u00fclkenin kaderine tam olarak hakim olabilecek durumda de\u011fildir. Sistemimizde, askeri ve sivil b\u00fcrokratik kurumlar i\u00e7in sakl\u0131 tutulmu\u015f, \u00e7o\u011funlu\u011fun kar\u0131\u015famad\u0131\u011f\u0131 yetki alanlar\u0131 vard\u0131r. Bir\u00e7ok temel kamusal karar se\u00e7ilmi\u015f \u00e7o\u011funlu\u011fun iradesinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak al\u0131nmaktad\u0131r. Atanm\u0131\u015f memurlar\u0131n hepsi se\u00e7ilmi\u015flerin denetimi alt\u0131nda de\u011fildir. Silahl\u0131 kuvvetler \u00fczerinde sivil denetim neredeyse yok mesabesindedir.<br>\u00dcstelik, demokratik \u00e7o\u011funluklar\u0131n bu s\u0131n\u0131rl\u0131 alan i\u00e7indeki y\u00f6netme yetkisininin de istikrar\u0131 garanti alt\u0131nda de\u011fildir. Demokratik siyasi s\u00fcrece yap\u0131lan m\u00fcdahalelerin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 kesintiler T\u00fcrkiye\u2019de s\u0131k\u00e7a kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan durumlard\u0131r. Bunun temel nedeni, silahl\u0131 kuvvetlerin komuta kademesinin demokratik rejimle ba\u011fda\u015fmayan g\u00f6rev alg\u0131s\u0131d\u0131r. Bu g\u00f6rev alg\u0131s\u0131n\u0131n birbirine ba\u011fl\u0131 iki y\u00f6n\u00fc vard\u0131r. Askerler bir yandan kendilerini \u00fclkenin kaderinden sorumlu say\u0131yor, \u00f6b\u00fcr yandan da rejimin yegane me\u015fruluk temeli sayd\u0131klar\u0131 Kemalist ideolojinin yorumu konusunda tekel iddias\u0131nda bulunuyorlar. Dolay\u0131s\u0131yla, bu ideolojik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla, demokratik s\u00fcrecin i\u015fleyi\u015finden ho\u015fnutsuzluk duyduklar\u0131 her durumda \u00fclkenin felaketin e\u015fi\u011fine geldi\u011fini vehmederek demokratik s\u00fcreci ask\u0131ya al\u0131yor veya bir vesayet rejimi kuruyorlar.<br>3- Genel n\u00fcfus i\u00e7in oldu\u011fu kadar az\u0131nl\u0131klar i\u00e7in de g\u00fcvence sa\u011flayacak olan sivil ve k\u00fclt\u00fcrel haklar bak\u0131m\u0131ndan da T\u00fcrkiye\u2019nin durumu, son y\u0131llardaki anayasal ve yasal iyile\u015ftirmelere ra\u011fmen, \u00e7ok parlak de\u011fildir. Genel sivil \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler bak\u0131m\u0131ndan en problemli alanlar vicdan, ifade ve \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleriyle ilgili alanlard\u0131r. Din ve vicdan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan, gayrim\u00fcslim az\u0131nl\u0131klar gibi M\u00fcsl\u00fcman \u00e7o\u011funlu\u011fun da ciddi sorunlar\u0131 vard\u0131r. Bu sorunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 Diyanet \u0130\u015fleri Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n bir kamu kurumu olarak varl\u0131\u011f\u0131ndan, bir k\u0131sm\u0131 da devlet elitlerince laikli\u011fin ideolojik bir program ve bir hayat tarz\u0131 olarak anla\u015f\u0131l\u0131p uygulanmas\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. \u0130fade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyle ilgili yap\u0131lan iyile\u015ftirmeler de \u00e7o\u011fulcu-demokratik bir sistem i\u00e7in yeterli de\u011fildir. T\u00fcrkiye\u2019de hala d\u00fc\u015f\u00fcnce su\u00e7u vard\u0131r, \u00f6zellikle devlet otoritesi kullanan ki\u015fi ve kurumlar\u0131 ele\u015ftirmek hala \u00e7ok risklidir. \u00d6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan da durum buna benzemektedir. \u00d6zellikle vak\u0131f kurma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ciddi ve bir k\u0131sm\u0131 gayr\u0131makul olan s\u0131n\u0131rlamalara tabidir.<br>Az\u0131nl\u0131klar\u0131n korunmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6zel bir \u00f6nemi bulunan \u201ck\u00fclt\u00fcrel haklar\u201d\u0131n durumu daha da ciddidir. T\u00fcrkiye anadili T\u00fcrk\u00e7e olmayan vatanda\u015flar\u0131n\u0131n kendi dillerinde \u00f6\u011frenim g\u00f6rme hakk\u0131n\u0131 tan\u0131mam\u0131\u015ft\u0131r. Bu haklar konusundaki \u00e7ekingenli\u011fi y\u00fcz\u00fcnden, Avrupa Konseyi\u2019nin \u201cB\u00f6lgesel veya Az\u0131nl\u0131k Dilleri Avrupa \u015eart\u0131\u201d ile \u201cUlusal Az\u0131nl\u0131klar\u0131n Korunmas\u0131 \u00c7er\u00e7eve S\u00f6zle\u015fmesi\u201dni onaylamaktan ka\u00e7\u0131nmaktad\u0131r.<br>4- T\u00fcrkiye\u2019nin siyasi \u00e7o\u011fulculu\u011fu ve \u00e7ok-partili siyaseti de problemlidir. Her \u015feyden \u00f6nce, ifade ve \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u00fcst\u00fcndeki k\u0131s\u0131tlamalar toplumun kendili\u011finden \u00e7o\u011fulculu\u011funun resmile\u015fmesini \u00f6nlemekte; siyasal alana kat\u0131l\u0131mla ilgili s\u0131n\u0131rlamalar ve se\u00e7im sisteminin yap\u0131s\u0131 bu s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00e7o\u011fulculu\u011fun bile siyasete yans\u0131mas\u0131na imkan vermemektedir. Ayr\u0131ca, T\u00fcrkiye\u2019de siyasal partiler \u00fczerinde a\u015f\u0131r\u0131 k\u0131s\u0131tlamalar (kapat\u0131lmaya kadar g\u00f6t\u00fcrebilecek ama\u00e7 ve faaliyet yasaklar\u0131) vard\u0131r. Siyasi Partiler Kanunu b\u00fct\u00fcn siyasi partilere devlet ideolojisini dayatmak ve hepsine ayn\u0131 \u00f6rg\u00fctsel bi\u00e7imi giydirmek suretiyle, onlar\u0131 tek-tiple\u015ftirmektedir. Bu nedenle, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki say\u0131sal \u00e7oklu\u011fa ra\u011fmen, partiler ger\u00e7ekte tek bir ana partinin bibirinden sa\u011f veya sol istikamete az-\u00e7ok farkl\u0131la\u015fan \u015fubeleri gibidirler. \u015eiddeti bir y\u00f6ntem olarak benimsemeseler bile, merkeziyet\u00e7i, homojenle\u015ftirici, laik\u00e7i-milliyet\u00e7i resmi \u00e7izgiyi onaylamayan siyasi partiler rahatl\u0131kla kapat\u0131labilmektedir. Bu durum, partileri toplumun talep ve beklentilerini siyasal sisteme aktaran kanallar olmaktan \u00e7\u0131karak, onlar\u0131n merkezdeki s\u0131n\u0131rl\u0131 bir siyasi elit grubunun rant payla\u015f\u0131m\u0131na arac\u0131l\u0131k eden ve bunu s\u00f6zde me\u015frula\u015ft\u0131ran ara\u00e7lar haline gelmesine yol a\u00e7maktad\u0131r.<br>5- Nihayet, T\u00fcrkiye \u00f6zg\u00fcr piyasa ekonomisi yolunda \u00f6nemli ad\u0131mlar atm\u0131\u015f olmakla beraber, bu konuda da hala sorunlar\u0131m\u0131z vard\u0131r. Yakla\u015f\u0131k yirmi y\u0131ld\u0131r ad\u0131ndan \u00e7ok s\u00f6z edilmesine ra\u011fmen, T\u00fcrkiye\u2019de \u201cpiyasa ekonomisi\u201dnin hukuki ve yap\u0131sal temelleri hen\u00fcz tam olarak teess\u00fcs etmi\u015f de\u011fildir. \u00dclkemizde bug\u00fcn hala hakim olan, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, devlet g\u00fcd\u00fcml\u00fc, rekabet\u00e7ilikten uzak, kay\u0131rma ve kollamaya dayanan bir iktisadi yap\u0131d\u0131r. Toplumun \u00fcretti\u011fi kaynaklar\u0131n yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131 devletin denetimi ve hoyrat\u00e7a tasarrufu alt\u0131ndad\u0131r. Bu durum bir yandan b\u00fcrokrasiye devletin ger\u00e7ek i\u015fleyi\u015fini belirleyecek ve demokratik siyaseti i\u015flevsizle\u015ftirecek kadar g\u00fc\u00e7 kazand\u0131rmakta, \u00f6b\u00fcr yandan da siyasi iktidar yar\u0131\u015f\u0131n\u0131 ilkelerle ve kamu yarar\u0131na hizmet etmekle ilgili olmaktan \u00e7\u0131kararak bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131na d\u00f6nd\u00fcrmektedir.<br>Devletin b\u00fcy\u00fck bir iktisadi g\u00fcce sahip olmas\u0131, ayn\u0131 zamanda, toplumun devlet\u00e7e kontrol ve manip\u00fcle edilmesini kolayla\u015ft\u0131ran etkenlerden biri olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6zerk bir sivil toplumun olu\u015fumunun da \u00f6n\u00fcndeki bir engeldir. T\u00fcrkiye\u2019de kamu b\u00fcrokrasisiyle eklemlenmi\u015f olan b\u00fcy\u00fck sermaye bu sayede devletin rant da\u011f\u0131tma mekanizmalar\u0131n\u0131 ya\u011fmalamaya devam etmekte, bu ise kimi oligar\u015fik \u00e7evrelere b\u00fcy\u00fck haks\u0131z kazan\u00e7lar sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 gibi, metropol \u015fehirler d\u0131\u015f\u0131nda devletten ba\u011f\u0131ms\u0131z yeni iktisadi g\u00fc\u00e7lerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 da zorla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Bu ekonomik yap\u0131 ayn\u0131 zamanda genel bir refah kayb\u0131na da yol a\u00e7maktad\u0131r. Ayr\u0131ca, bu yap\u0131 T\u00fcrk ekonomisinin Avrupa\u2019yla b\u00fct\u00fcnle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcnde de bir engeldir.<br>Kamu i\u015fletmecili\u011finin devam etmekte olmas\u0131, kotalar ve te\u015fvikler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla i\u015fleyen ve partizan-politik saiklerle manip\u00fcle edilmeye a\u00e7\u0131k devlet kay\u0131rmac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve keyfi vergileme politikas\u0131 piyasa ekonomisinin lay\u0131k\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemektedir. Kamu i\u015fletmecili\u011fini ayakta tutan bir yandan \u201c\u00f6zelle\u015ftirme\u201dnin tam olarak ba\u015far\u0131lamam\u0131\u015f olmas\u0131, bir yandan da \u201c\u015firket kurtarma\u201d uygulamas\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de hala, \u00e7e\u015fitli sekt\u00f6rlerde iflas eden \u015firketlerin devlet taraf\u0131ndan \u201cdevralma\u201d ad\u0131 alt\u0131nda kurtar\u0131lmas\u0131 yayg\u0131n bir uygulamad\u0131r.<br>\u00d6te andan, bir piyasa ekonomisinde, hukuki g\u00fcvenlik, yani kanunlar\u0131n iktisadi faaliyetler i\u00e7in istikrarl\u0131 bir \u00e7er\u00e7eve olu\u015fturmas\u0131 son derece \u00f6nemlidir. Onun i\u00e7in, mesela s\u0131k s\u0131k ve keyfi olarak de\u011fi\u015ftirilen vergi kanunlar\u0131 giri\u015fimciler ve i\u015fletmeciler i\u00e7in belirsizlik ve g\u00fcvensizlik yarat\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019nin bu konudaki genel performans\u0131 da ne yaz\u0131k ki k\u00f6t\u00fcd\u00fcr. Bunun kadar \u00f6nemli bir nokta da, vergi sisteminin karma\u015f\u0131k ve vergi oranlar\u0131n\u0131n uy\u00fcksek olmas\u0131d\u0131r.<br>Piyasa ekonomisinin temellerinden olan giri\u015fim \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc de b\u00fcrokratik formalitelerle ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015f durumdad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4. T\u00fcrkiye\u2019nin Demokratikle\u015fme G\u00fcndemi: Ana Ba\u015fl\u0131klar<br><\/strong><br>Yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u201cdurum de\u011ferlendirmesi\u201d asl\u0131nda demokratikle\u015fme konusunda yap\u0131lmas\u0131 gerekenler bak\u0131m\u0131ndan bize yol da g\u00f6stermektedir. Bu duruma g\u00f6re, T\u00fcrkiye\u2019nin demokratikle\u015fme g\u00fcndemininin ana hatlar\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131daki gibi belirleyebiliriz.<br>1- Devletin yap\u0131lanmas\u0131n\u0131 daha demokratik hale getirmek i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gerekenlerden biri, y\u00fcr\u00fctmenin i\u00e7 yap\u0131s\u0131n\u0131 bu ilke do\u011frultusunda yeniden d\u00fczenlenmektir. Bunun en do\u011fru y\u00f6ntemi, \u201cy\u00fcr\u00fctme\u201d yetkisini do\u011frudan do\u011fruya halk\u0131n se\u00e7ti\u011fi bir \u201cba\u015fkan\u201da havale etmek ve b\u00f6ylelikle ayn\u0131 zamanda y\u00fcr\u00fctmenin i\u00e7indeki ikili\u011fi ortadan kald\u0131rmakt\u0131r. Bunun yap\u0131lmamas\u0131 veya muhtelif nedenlerle yap\u0131lamamas\u0131 durumunda, iki ba\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 sak\u0131ncay\u0131 giderek \u00fczere halihaz\u0131rdaki sistem i\u00e7inde cumhurba\u015fkan\u0131n\u0131n anayasal yetkilerini azaltarak onu sembolik devlet ba\u015fkan\u0131 haline getirmek gerekir.<br>2- Parlamentonun \u201ctemsili\u201d \u00f6zelli\u011fini art\u0131rmak i\u00e7in, se\u00e7im sisteminin yeniden ele al\u0131nmas\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu da, siyasi istikrar\u0131 da g\u00f6zetecek \u015fekilde, ya milletvekili se\u00e7iminde uygulanan % 10\u2019luk ulusal baraj\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi (tercihan % 4\u2019ler seviyesine), ya da dar b\u00f6lge esasl\u0131 iki turlu \u00e7o\u011funluk sisteminin benimsenmesi yoluyla olabilir. Bu y\u00fcksek baraj y\u00fcz\u00fcnden, 2002 se\u00e7imleri sonras\u0131nda oldu\u011fu gibi, se\u00e7men k\u00fctlesinin bazan yar\u0131ya yak\u0131n\u0131 parlamentoda temsil edilememektedir. B\u00f6ylesine y\u00fcksek bir baraj parlamentonun halk\u0131 yeterince temsil etmesine engel oldu\u011fu gibi, kimi sabit ideolojik ve etnik-k\u00fclt\u00fcrel az\u0131nl\u0131klar\u0131n siyasal sistemden s\u00fcrekli olarak d\u0131\u015flanmalar\u0131na ve sistemi etkileme \u015fanslar\u0131n\u0131n ileriye d\u00f6n\u00fck olarak ortadan kalkmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in genel demokratik me\u015frulu\u011fu ve toplumsal-siyasal entegrasyonu zay\u0131flatan bir unsurdur.<br>3- Yarg\u0131da demokratikle\u015fme bak\u0131m\u0131ndan, ceza yarg\u0131lamas\u0131nda j\u00fcrili sisteme ge\u00e7ilmesi, medeni yarg\u0131lamada ise tahkimin uygulama alan\u0131n\u0131n geni\u015fletilmesi uygun olur. Savc\u0131lar\u0131n atanmas\u0131 ve g\u00f6revden al\u0131nmas\u0131, yarg\u0131\u00e7lar\u0131n ise g\u00f6revden al\u0131nmas\u0131 prosed\u00fcr\u00fcne, her birinin yetki b\u00f6lgesindeki se\u00e7menlerin dahil edilmesi de d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir (Mamafih, bu ikinci \u00f6nerinin uygulanabilirli\u011fi, kamu idaresinin adem-i merkeziyet\u00e7i esaslar do\u011frultusunda yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r.)<br>4- Anayasa Mahkemesi\u2019nin \u00fcyelerinin en az yar\u0131s\u0131n\u0131n TBMM taraf\u0131ndan ve do\u011frudan do\u011fruya se\u00e7ilmesi sa\u011flanmal\u0131, \u00fcyelik i\u00e7in mesleki ba\u015far\u0131ya ve \u00f6zel donan\u0131ma dayal\u0131 kalite \u015fartlar\u0131 getirilmeli ve \u00fcyelerin g\u00f6rev s\u00fcreleri en fazla on iki y\u0131lla s\u0131n\u0131rlanmal\u0131d\u0131r.<br>5- Her t\u00fcrl\u00fc silahl\u0131 g\u00fcc\u00fcn hukuk devleti ilkelerine uygun olarak \u00f6rg\u00fctlenmesi ve i\u015flemesi yan\u0131nda, bu kuvvetlerin (asker ve polis kuvvetlerinin) halk\u0131n demokratik temsilcilerinin kontrol\u00fc alt\u0131nda olmas\u0131 da uygar toplum olman\u0131n \u00f6n \u015fartlar\u0131ndand\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede, demokratik \u00e7o\u011funlu\u011fun \u201cy\u00f6netme hakk\u0131\u201dn\u0131n g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 kurumsal ve ideolojik tedbirlere oldu\u011fu kadar, se\u00e7ilmi\u015f \u00e7o\u011funlu\u011fun kendi yetkisine sahip \u00e7\u0131kma iradesi g\u00f6sterebilmesine de ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kurumsal tedbirlerin ba\u015f\u0131nda Milli G\u00fcvenlik Kurulu\u2019nun kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ve Genelkurmay Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n Milli Savunma Bakanl\u0131\u011f\u0131\u2019na ba\u011flanmas\u0131 ve bu makama \u201c\u00fc\u00e7l\u00fc kararname\u201dyle atama yap\u0131lmas\u0131 gelmektedir. \u00d6te yandan, MGK\u2019nin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, tecrube gosteriyor ki, MGK anayasal bir kurum olarak var oldugu surece, hukuki duzenleme ne olursa olsun, onun hu\u00fck\u00fcmetlerin \u00fcst\u00fcnde bir \u201cDemokles k\u0131l\u0131c\u0131\u201d gibi durmasi t\u00fcm\u00fcyle engellenemez.<br>Kurumsal tedbirler aras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gereken ba\u015fka bir tanesi de, askerli\u011fin zorunlu olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 ve g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck esas\u0131na dayanan bir meslek haline getirilmesidir. Bu gere\u011fin T\u00fcrkiye i\u00e7in, hizmetin daha etkin olarak y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi ve iktisadi etkinlik m\u00fclahazalar\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 bir ihtiya\u00e7 olman\u0131n \u00f6tesinde \u00f6zel bir \u00f6nemi vard\u0131r. Profesyonel askerlik siyasi k\u00fclt\u00fcr\u00fcn siville\u015fmesine yapaca\u011f\u0131 katk\u0131 nedeniyle T\u00fcrkiye\u2019de demokrasinin peki\u015fmesine de hizmet edebilir.<br>\u00c7\u00fcnk\u00fc, T\u00fcrkiye\u2019de \u201cordu-millet\u201d mitinin devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan etkenlerden biri, askerli\u011fin bir \u201cvatan hizmeti\u201d olarak genel bir zorunluluk halinde bulunmas\u0131d\u0131r. Bu durum bir yandan b\u00fct\u00fcn erkek vatanda\u015flar\u0131n hayatlar\u0131n\u0131n bahar\u0131nda ald\u0131klar\u0131 belli bir t\u00fcr \u201caskeri terbiye\u201dnin b\u00fct\u00fcn bir toplum \u00e7ap\u0131nda genelle\u015fmesini ve duygu, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve tutumlarda kal\u0131c\u0131 hale gelmesini kolayla\u015ft\u0131rmakta; \u00f6b\u00fcr yandan da subaylar\u0131n kendilerini sadece silah alt\u0131ndaki er ve erba\u015flar\u0131n de\u011fil sivil vatanda\u015flar\u0131n da \u201ckomutan\u0131\u201d olarak g\u00f6rmelerinin psikolojik zeminini olu\u015fturmaktad\u0131r. Nitekim, sadece \u201csokaktaki vatanda\u015f\u201d de\u011fil, e\u011fitimliler de -\u00fcniversite hocalar\u0131 dahil- sivil ortamlarda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 subaylara genellikle \u201ckomutan\u201d veya \u201ckomutan\u0131m\u201d diye hitap etmektedirler. Bu durum, kimi askerlerin milleti sadece her an komuta alt\u0131na al\u0131nabilecek bir \u201cinsang\u00fcc\u00fc deposu\u201d olarak g\u00f6rmelerine yol a\u00e7maktad\u0131r.<br>Ama b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n olabilmesi i\u00e7in, h\u00fck\u00fcmetlerin askerleri ilgilendiren meselelerdeki temel siyasal tercihlerini ba\u015ftan itibaren net bir \u015fekilde ortaya koymalar\u0131 ve bu politikalar\u0131n\u0131 kararl\u0131 bir \u015fekilde uygulamalar\u0131d\u0131r. Bu da, sivillerde, \u201caskeri\u201d diye niteleyegeldigimiz konularin asl\u0131nda siyasi oldu\u011fu ve dolay\u0131s\u0131yla parlamento ve h\u00fck\u00fcmet tarafindan kararla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi y\u00f6n\u00fcnde bir zihniyet de\u011fi\u015fikli\u011fini zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u201cyurt savunmas\u0131\u201dn\u0131n zaman\u0131 geldi\u011fine karar vermek, gerekti\u011finde sava\u015f\u0131n stratejisini ve ana hedeflerini belirlemek, silahl\u0131 kuvvetlerin i\u00e7 g\u00fcvenli\u011fin sa\u011flanmas\u0131nda kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n gerekli olup olmad\u0131\u011f\u0131na karar vermek gibi \u201cpolitik\u201d nitelikte olduklar\u0131 herkes tarafindan anla\u015f\u0131labilecek olan konular yan\u0131nda; bir\u00e7ok ki\u015finin \u201caskeri\u201d nitelikte olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeye meyyal oldugu -askerlik rejiminin ne olacagina karar vermek, askerli\u011fin genel-zorunlu mu profesyonel mi olaca\u011fi, ne kadar amkarin ne kadar s\u00fcreyle silah alt\u0131nda tutulaca\u011f\u0131, askeri harcamalarin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve harcamalar\u0131n kalemlere g\u00f6re da\u011f\u0131l\u0131m\u0131, hatta askeri e\u011fitimin muhtevas\u0131\u2026 gibi- konular da asl\u0131nda siyasi niteliktedir.<br>Silahl\u0131 kuvvetlerin siyasal sistem \u00fczerindeki vesayet\u00e7i tutumu kurumsal d\u00fczenlemeler kadar, belki daha da fazla, ideolojik nedenlerden kaynaklanmaktad\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de silahl\u0131 kuvvetlerin siyasal s\u00fcreci s\u00fcrekli g\u00f6zetim alt\u0131nda tutmas\u0131n\u0131n ve y\u00f6nlendirmeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ana nedeni, askerlerin ald\u0131klar\u0131 e\u011fitimin ideolojik karakteridir. B\u00f6yle olmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131ran bir neden anayasan\u0131n kendisinin kimi ideolojik \u00f6zellikler ta\u015f\u0131mas\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131, hem Anayasan\u0131n ideolojiden ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 hem de buna ba\u011fl\u0131 olarak askeri okullardaki e\u011fitimin ideolojik unsurlardan ar\u0131nd\u0131r\u0131larak teknik hususlara inhisar ettirilmesi deamokratik bir zorunluluktur. Belirtti\u011fimiz gibi, demokratik bir rejimde askeri e\u011fitim konusu sivillerin kar\u0131\u015fmamas\u0131 gereken, \u201caskerlerin i\u00e7 i\u015fi\u201d de\u011fildir.<br>Son olarak, yeri gelmi\u015fken, sivillerin askeri mahkemelerde yarg\u0131lanmas\u0131na yetki veren Anayasa\u2019n\u0131n 145. maddenin 2. f\u0131kras\u0131 ile askeri mahnkemelerin s\u0131k\u0131y\u00f6netim mahkemelerine d\u00f6n\u00fc\u015fmesini \u00f6ng\u00f6ren 3. f\u0131kras\u0131n\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gere\u011fine de bu vesileyle i\u015faret etmeliyiz.<br>6- Demokratikle\u015fme i\u00e7in, temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler rejiminin daha da iyile\u015ftirilmesi gerekmektedir. Bu konuda en temel ihtiya\u00e7 Anayasan\u0131n \u201cBa\u015flang\u0131\u00e7\u201d k\u0131sm\u0131n\u0131n metinden t\u00fcm\u00fcyle \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve \u00e7o\u011fulcu-demokratik bir siyaset anlay\u0131\u015f\u0131na ve hukuk devletinin gereklerine taban tabana z\u0131t olan bu Ba\u015flang\u0131\u00e7\u2019\u0131n redaksiyon veya ekleme-\u00e7\u0131karma yoluyla d\u00fczeltilmesi neredeyse imkans\u0131zd\u0131r. Anayasa\u2019n\u0131n \u201cCumhuriyetin Nitelikleri\u201dni belirleyen 2. maddesinin de yeniden form\u00fcle edilmesi ve bu \u00e7er\u00e7evede \u201cAtat\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi\u201dne yap\u0131lan vurgunun metinden \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 demokratik \u00e7o\u011fulculuk a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u015fartt\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak, k\u00fclt\u00fcrel, ideolojik ve dini \u00e7e\u015fitlili\u011fi tan\u0131yan ve bu gibi konularda devletin tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulayan bir h\u00fckm\u00fcn ayr\u0131 bir f\u0131kra veya madde olarak Anayasaya eklenmesine de ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu arada, din ve vicdan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyle ilgili 24. ve e\u011fitimle ilgili 42. maddelerin de bu \u00e7o\u011fulcu anlay\u0131\u015fa uygun olarak yeniden form\u00fcle edilmesi gerekmektedir.<br>Bir anayasay\u0131 do\u011fru anlamda \u201canayasa\u201d yapan \u015fey, onun insan haklar\u0131n\u0131 tam anlam\u0131yla g\u00fcvence alt\u0131na alm\u0131\u015f ve hukukun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tesis etmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu da ancak, anayasada insan haklar\u0131n\u0131n devlet ba\u011f\u0131\u015flar\u0131 olarak de\u011fil de \u201cdo\u011fal haklar\u201d anlay\u0131\u015f\u0131na uygun olarak tan\u0131mlanmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ayr\u0131ca, insan haklar\u0131 anlam\u0131nda \u201ctemel haklar\u201dn, y\u00fcr\u00fcrl\u00fckteki anayasada oldu\u011fu gibi (m. 12), \u201ctopluma kar\u015f\u0131\u201d \u00f6dev ve sorumluluklarla kay\u0131tlanmas\u0131 da do\u011fru de\u011fildir. Bu t\u00fcr kay\u0131tlar\u0131 anayasadan \u00e7\u0131karmak toplu ya\u015famaktan do\u011fan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerin s\u0131hhatine bir zarar vermez; \u00e7\u00fcnk\u00fc ama\u00e7 bireylerin topluma ve ailelerine kar\u015f\u0131 \u00f6dev ve sorumluluklar\u0131 bulundu\u011funun de\u011fil, fakat devletin bu gibi \u00f6dev ve sorumluluklar\u0131 bahane ederek insan haklar\u0131na keyfi k\u0131s\u0131tlamalar getirmesinin reddedilmesidir. Bireylerin elbette birbirlerine, yak\u0131nlar\u0131na ve topluma kar\u015f\u0131 ahlaki ve hatta kanuni nitelikte \u00f6dev ve sorumluluklar\u0131 vard\u0131r, ama ki\u015filereras\u0131 ili\u015fkilere ve \u00f6zel durumlara ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fi\u015fen bu gibi y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler ile ki\u015filerin insan olmak s\u0131fat\u0131yla evrensel olarak sahip bulunduklar\u0131 haklar anlam\u0131nda \u201cinsan haklar\u0131\u201dn\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 bunlardan tamamiyle ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. Ki\u015filerin birinci t\u00fcrden ili\u015fkilerinde s\u00f6z konusu olan \u00f6dev ve sorumluluklar\u0131na riayet etmemeleri onlar\u0131n insan haklar\u0131na sahip olma yeterliklerine herhangi bir halel getirmez.<br>Bundan dolay\u0131, \u201cki\u015finin \u00f6dev ve sorumluluklar\u0131\u201dn\u0131 temel haklar\u0131n tan\u0131m\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 haline getiren 12. maddenin 2. f\u0131kras\u0131 kald\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bu h\u00fck\u00fcm birinci f\u0131krada ifadesini bulan \u201cdo\u011fal hak\u201d anlay\u0131\u015f\u0131yla ba\u011fda\u015fmamakta, hatta temel haklar\u0131 kayda ba\u011flamak suretiyle bu anlay\u0131\u015f\u0131 ge\u00e7ersiz hale getirmektedir. Bu konuda at\u0131lmas\u0131 gereken ba\u015fka bir ad\u0131m, \u201cTemel Hak ve H\u00fcrriyetlerin K\u00f6t\u00fcye Kullan\u0131lamamas\u0131\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 14. maddenin kald\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, haklar\u0131n k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n hukuk taraf\u0131ndan korunmayaca\u011f\u0131 zaten mahkemelerin re\u2019sen g\u00f6zetmeleri gereken evrensel bir hukuk ilkesi oldu\u011fundan, anayasada ayr\u0131ca belirtilmesine gerek yoktur. De\u011fi\u015ftirilmi\u015f haliyle bile Anayasa\u2019n\u0131n 14. maddesi ger\u00e7ekte haklar\u0131n k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 yasaklam\u0131yor, ad\u0131 \u00f6yle sadece; onun yasaklad\u0131\u011f\u0131 asl\u0131nda \u00e7o\u011fulculu\u011fun kendisidir. Ger\u00e7ekte sivil \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler ve siyas\u00ee kat\u0131l\u0131m yasaklan\u0131yor.<br>Bu \u00e7er\u00e7evede Anayasa\u2019n\u0131n 24. maddesinin de yeniden d\u00fczenlenmesi kesin bir ihtiya\u00e7t\u0131r. Genelikle takdim edildi\u011finin aksine, bu maddenin arkas\u0131nda sakl\u0131 olan laiklik anlay\u0131\u015f\u0131 hem sa\u011fl\u0131ks\u0131zd\u0131r, hem de \u00e7o\u011fulcu-demokratik toplumun gereklerine terstir. Bir anayasal demokrasi a\u00e7\u0131s\u0131ndan laiklik, bireylerin ahlaki, dini ve ideolojik meselelerdeki tercihleri kar\u015f\u0131s\u0131nda devletin tarafs\u0131z kalmas\u0131 gere\u011finden kaynaklanan ikincil bir ilkedir. T\u00fcrkiye\u2019de ise laiklik resmi ideolojinin bir par\u00e7as\u0131d\u0131r, bundan dolay\u0131 birincil ilkedir ve dayatmac\u0131d\u0131r. Oysa demokratik hukuk devletlerinde l\u00e2iklik politik-ideolojik bir program veya bir k\u00fclt\u00fcrel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm projesi de\u011fil, bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve bar\u0131\u015f ilkesi ve \u00e7o\u011fulculuk garantisidir.<br>Do\u011fru bir laiklik anlay\u0131\u015f\u0131 kabaca \u015f\u00f6yle hukuki form\u00fclle ifade edilebilir:<br>\u201cDevlet herhangi bir dini veya mezhebi \u00f6zel olarak kay\u0131rmaz. B\u00fct\u00fcn dinlerin, dini yorumlar\u0131n ve inan\u00e7lar\u0131n serbest\u00e7e \u00f6rg\u00fctlenmesinin \u00f6n\u00fcndeki engelleri kald\u0131rmak, din ve vicdan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve dini inan\u00e7lar\u0131n gereklerinin serbest\u00e7e yerine getirilmesini herkes i\u00e7in g\u00fcvence alt\u0131na almak devletin g\u00f6revidir. &#8220;<br>Anayasa\u2019n\u0131n 24. maddesinin de \u015fu \u015fekilde sadele\u015ftirilmesi din ve vicdan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ve \u00e7o\u011fulculu\u011fun gereklerine uygun d\u00fc\u015fer:<br>\u201cHerkes vicdan, dini inan\u00e7 ve kanaat h\u00fcrriyetine sahiptir. Dini ibadet, ayin ve t\u00f6renler serbesttir; toplu veya kamu hayat\u0131yla ilgili sonu\u00e7lar\u0131 bulunan ibadetlerde genel sa\u011fl\u0131k ve kamu d\u00fczeni gerekleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulur.<br>Kimse ibadete, dini ayin ve t\u00f6renlere kat\u0131lmaya zorlanamaz. Kimse dini inan\u00e7 ve kanaatlerini a\u00e7\u0131klamaya zorlanamaz, bunlardan dolay\u0131 k\u0131nanamaz ve su\u00e7lanamaz.\u201d<br>Anayasa\u2019n\u0131n \u201ce\u011fitim-\u00f6\u011fretim\u201de ili\u015fkin d\u00fczenlemesi de \u00e7o\u011fulcu-demokratik toplumun gerekleriyle ba\u011fda\u015fmamaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Anayasa\u2019n\u0131n ilgili 42. maddesi her \u015feyden \u00f6nce e\u011fitim \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tan\u0131mamakta ve ayr\u0131ca e\u011fitimin ideolojik bir i\u00e7eri\u011fe sahip olmas\u0131n\u0131 buyurmaktad\u0131r ki bunlar\u0131n ikisi de \u00e7o\u011fulculu\u011fun gereklerine ayk\u0131r\u0131d\u0131r.<br>Bu konuda daha isabetli -yani, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn ve \u00e7o\u011fulcu toplumun gereklerine uygun- bir h\u00fck\u00fcm \u015f\u00f6yle olabilir:<br>\u201cBar\u0131\u015f\u00e7\u0131 olmak kayd\u0131yla her t\u00fcrl\u00fc e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim serbesttir. Velilerin okullar\u0131n y\u00f6netimine kat\u0131lma hakk\u0131 vard\u0131r.<br>Kimse \u00f6\u011frenim hakk\u0131ndan yoksun b\u0131rak\u0131lamaz. \u0130lk\u00f6\u011fretim herkes i\u00e7in zorunlu olup devlet okullar\u0131nda paras\u0131zd\u0131r.<br>Din \u00f6\u011fretimi devlet okullar\u0131nda iste\u011fe ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu \u00f6\u011fretim belli bir dinin veya mezhebin inan\u00e7 ve uygulama esaslar\u0131n\u0131n a\u015f\u0131lanmas\u0131 bi\u00e7iminde olamaz.<br>\u00d6zel din okullar\u0131n\u0131n ve din e\u011fitimi a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 \u00f6zel okullar\u0131n kurulmas\u0131 serbesttir.\u201d<br>Temel haklarla ilgili ba\u015fka bir nokta da, k\u00fclt\u00fcrel farkl\u0131l\u0131klar\u0131n kendilerini serbest\u00e7e ifade etmelerine imkan verilmesiyle ilgilidir. Bu konuda Anayasa\u2019n\u0131n etnik vurgular ta\u015f\u0131yan -\u201cmilliyet\u00e7ilik\u201d, \u201cAtat\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi\u201d, \u201cT\u00fcrk devleti\u201d- gibi ibarelerinin ve e\u011fitim ve \u00f6\u011frenim hakk\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen 42. maddesinin son f\u0131kras\u0131ndaki \u201cT\u00fcrk\u00e7eden ba\u015fka hi\u00e7bir dil, e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131nda T\u00fcrk vatanda\u015flar\u0131na ana dilleri olarak okutulamaz ve \u00f6\u011fretilemez\u201d h\u00fckm\u00fcn\u00fcn kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekir. Ayr\u0131ca, Avrupa Konseyi \u00e7er\u00e7evesinde kabul edilmi\u015f ve 1998 y\u0131l\u0131nda y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe girmi\u015f olan \u201cB\u00f6lgesel veya Az\u0131nl\u0131k Dilleri Avrupa \u015eart\u0131\u201d ile \u201cUlusal Az\u0131nl\u0131klar\u0131n Korunmas\u0131 \u00c7er\u00e7eve S\u00f6zle\u015fmesi\u201dnin T\u00fcrkiye taraf\u0131ndan onaylanmas\u0131 bu konuda ileri bir ad\u0131m olacakt\u0131r. Bu m\u00fcnasebetle belirtmek gerekir ki, s\u00f6z konusu s\u00f6zle\u015fmeler, genellikle san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n tersine, \u00fclke b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne kar\u015f\u0131 bir hak talebine temel olu\u015fturabilecek h\u00fck\u00fcmler i\u00e7ermemektedirler. Bunlar, k\u00fclt\u00fcrel kimliklerin esas olarak bireysel d\u00fczeyde korunmas\u0131na ve ifadesine imkan veren hukuki belgelerdir.<br>6- Siyasi partilerin \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi T\u00fcrkiye\u2019nin demokrasi g\u00fcndeminin ba\u015fka bir \u00f6nemli maddesidir. Bu \u00e7er\u00e7evede, Anayasa\u2019n\u0131n ve Siyasi Partiler Kanunu\u2019nun \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ideolojik k\u0131s\u0131tlamalar\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ve parti kapatman\u0131n son derece istisnai bir tedbir haline getirilmesi gerekmektedir. Ayr\u0131ca, Kanun partilere tek-tip \u00f6rg\u00fctlenme modeli dayatmamal\u0131, \u00f6rg\u00fctlenme tarz\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da partilere serbestlik getirmelidir.<br>Bu amaca ula\u015fman\u0131n \u00f6nemli bir ad\u0131m\u0131 \u201cSiyasi partilerin uyacaklar\u0131 esaslar\u201d\u0131 g\u00f6steren Anayasan\u0131n 69. maddesinin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 olacakt\u0131r. Ayr\u0131ca, 68. maddenin 3. f\u0131kras\u0131 da, \u201cSiyasi parti kurmak izne tabi de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn siyasi partiler anayasal g\u00fcvence alt\u0131ndad\u0131rlar\u201d \u015feklinde de\u011fi\u015ftirilmeli ve izleyen f\u0131kralar kald\u0131r\u0131larak maddeye \u015f\u00f6yle bir f\u0131kra eklenmelidir: \u201cSiyasi m\u00fccadelede \u015fiddeti bir y\u00f6ntem olarak benimsemeleri veya \u015fiddet kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 te\u015fvik etmeleri durumu hari\u00e7, siyasi partiler kapat\u0131lamaz. Bu h\u00fck\u00fcm su\u00e7 i\u015fleyen parti \u00fcyelerine m\u00fceyyide uygulanmas\u0131na engel de\u011fildir.\u201d<br>8- Piyasalar\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi ve iktisadi \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin takviye edilmesi de bir demokratikle\u015fme program\u0131n\u0131n zorunlu bir unsurudur. Bu ise her \u015feyden \u00f6nce, devletin iktisadi bak\u0131mdan k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fclmesini ve piyasaya keyfi m\u00fcdahalesinin \u00f6nlenmesini gerektirmektedir. Bu ama\u00e7la, kamu b\u00fcrokrasinin keyfi tasarrufuna b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olan iktisadi kaynaklar s\u00fcratle topluma devredilmeli ve devletin elinde ger\u00e7ekten kamu yarar\u0131na olan, iyi tan\u0131mlanm\u0131\u015f hizmetlerin yerine getirilmesi i\u00e7in gerekli olandan fazla kaynak b\u0131rak\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131l\u0131rken sermayenin tabana yay\u0131lmas\u0131n\u0131n da toplumsal bir ama\u00e7 olarak g\u00f6zetilmesi gerekli olmakla beraber, bug\u00fcn i\u00e7in as\u0131l acil olan devletin bir an \u00f6nce bu y\u00fckten kurtar\u0131lmas\u0131 ihtiyac\u0131d\u0131r.<br>\u00d6te yandan, ekonominin rekabet\u00e7i bir yap\u0131ya kavu\u015fmas\u0131 kaynaklar\u0131n etkin ve kamu yarar\u0131na olacak \u015fekilde kullan\u0131m\u0131 bak\u0131m\u0131ndan gerekli oldu\u011fu kadar, k\u00fcreselle\u015fme ve Avrupa\u2019yla b\u00fct\u00fcnle\u015fme s\u00fcre\u00e7leri de bunu zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Rekabetin sa\u011flanmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli olan noktalardan biri, devletin a\u015f\u0131r\u0131 d\u00fczenleme, kay\u0131rma ve cayd\u0131rma gibi yollarla iktisadi hayata kar\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6nlenmesi gere\u011fidir. Devletin ba\u015fka alanlarda oldu\u011fu gibi iktisadi alanda da \u201ctarafs\u0131z\u201d davranmas\u0131 \u015fartt\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede, ayr\u0131ca, kimi kamu hizmetlerinin veya kamu iktisadi te\u015febb\u00fcslerinin tekel olu\u015fturacak \u015fekilde \u201c\u00f6zelle\u015ftirilmesi\u201dnden de ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. \u00d6te yandan, \u201ciflas\u201d piyasa ekonomisinin i\u015flerli\u011fini sa\u011flayan kurumlardan biridir; bu nedenle, devletin \u201c\u015firket kurtarma\u201d ad\u0131 alt\u0131nda bat\u0131k firmalar\u0131n y\u00fck\u00fcn\u00fc b\u00fct\u00fcn toplumun s\u0131rt\u0131na bindirmekten vaz ge\u00e7mesi gerekir. Devlet, kira kontrol\u00fc ve benzeri irrasyonel yollarla s\u00f6zle\u015fmelere keyfi olarak m\u00fcdahale etme d\u00fc\u015f\u00fcncesini de terk etmelidir.<br>Vergi sisteminin sadele\u015ftirilmesi, y\u00fcksek vergi oranlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi ve sistemin istikrara kavu\u015fturulmas\u0131 gerekmektedir. Genel olarak makul hadlerde tutulan bir vergi y\u00fck\u00fc hem ka\u00e7aklar\u0131 azalt\u0131r hem de s\u0131k\u00e7a vergi aff\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 \u201cihtiyac\u0131\u201dn\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131r.<br>Giri\u015fimcilik ve yat\u0131r\u0131m i\u015flemleri b\u00fcrokratik formalitelerden ar\u0131nd\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r.<br>Ayr\u0131ca, bir piyasa ekonomisinin iyi i\u015flemesi s\u00f6zle\u015fmelerin uygulanabilmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r; onun i\u00e7in hukuki-adli kurum ve mekanizmalar\u0131n \u201cs\u00f6zle\u015fmeye sayg\u0131\u201d<br>9- T\u00fcrkiye\u2019nin demokratikle\u015fmesinin vazge\u00e7ilmez \u015fartlar\u0131ndan biri de idari reformdur. T\u00fcrkiye\u2019nin kamu idaresi son derece merkezi bir \u015fekilde ve toplumun merkezden kontrol\u00fc anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re te\u015fkilatland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Halihaz\u0131rdaki sistem \u00fclkenin en \u00fccra k\u00f6\u015fesini Ankara b\u00fcrokrasisine kilitleyen yap\u0131 ve i\u015fleyi\u015fiyle demokratik d\u00fcnyada benzeri bulunmayan, \u00e7a\u011fd\u0131\u015f\u0131 bir modele dayanmaktad\u0131r. Bu model demokratik ilkeler a\u00e7\u0131s\u0131ndan sak\u0131ncal\u0131 oldu\u011fu kadar, toplumsal ihtiya\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131lamak ve kamu hizmetlerini y\u00fcr\u00fctmek bak\u0131m\u0131ndan da etkinlikten uzakt\u0131r.<br>Yap\u0131lacak bir idari reformun, kamu hizmetinin kalitesini ve etkinli\u011fini art\u0131rmak gibi ama\u00e7lar da g\u00fctmesi elbette zorunludur; ama demokratikle\u015fme a\u00e7\u0131s\u0131ndan en \u00f6nemli olan \u201cadem-i merkeziyet\u201d ilkesidir. \u015eu halde, T\u00fcrkiye\u2019nin halihaz\u0131rdaki a\u015f\u0131r\u0131 merkeziyet\u00e7i idar\u00ee sisteminin adem-i merkeziyet\u00e7i h\u00e2le d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi gerekiyor. Bug\u00fcn T\u00fcrkiye&#8217;de ad\u0131 \u201cmahall\u00ee idareler\u201d olan, fakat ger\u00e7ekte hi\u00e7 de \u00f6yle olmayan -yani, bunlar ne tam olarak \u201cmahalli\u201ddirler ne de \u201cidare\u201ddirler- birimler, ger\u00e7ekte merkez\u00ee idarenin c\u00fcz\u2019i teknik konularda k\u0131smen yetkili olan co\u011frafi anlamda yerel uzant\u0131lar\u0131 durumundaki birimlerdir. Bunlar hem yetki alanlar\u0131 ve mali kaynaklar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan k\u0131s\u0131tl\u0131d\u0131rlar, hem de i\u015fleyi\u015f bak\u0131m\u0131ndan merkezi idareye s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131rlar; o nedenle de yerel halk\u0131n demokratik temsilcileri yerel meselelerde bile genellikle inisiyatif alamaz, yerel topluluklar\u0131n ihtiya\u00e7 ve taleplerine uygun hizmet g\u00f6t\u00fcremezler.<br>Bu arada, T\u00fcrkiye\u2019de uygulanmakta olan \u015fekliyle \u201cidari vesayet\u201d sistemi, neredeyse hiyerar\u015fik \u015fekilde i\u015fleyen yap\u0131s\u0131yla, merkeziyet\u00e7ili\u011fi tahkim etmekte ve yerel inisiyatifleri zayflatmaktad\u0131r. Yine bu mekanizma yerel ihtiya\u00e7lardan do\u011fan kamu hizmetlerini yer yer bloke edecek \u015fekilde de i\u015fletilebilmektedir. Bu nedenle, \u201cidari vesayet\u201d yetkisinin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 veya son derece c\u00fczi konulara inhisar ettirilmesi idari reformun g\u00fctmesi gereken hedefler aras\u0131nda olmal\u0131d\u0131r. Buna benzer \u015fekilde, \u201ckamu kurumu niteli\u011findeki meslek kurulu\u015flar\u0131\u201d da devletten \u00f6zerkle\u015ftirilmelidir.<br>Sonu\u00e7 olarak, yap\u0131lacak bir reformun ba\u015ftanba\u015fa idari yap\u0131y\u0131 ve kamu hizmetlerinin tedarik sistemini daha demokratik ve adem-i merkeziyet\u00e7i ilkeler do\u011frultusunda yeniden tanzim etmesi son derece hayati bir ihtiya\u00e7t\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede, merkezi idarenin ba\u015fbakanl\u0131k ve bakanl\u0131klar d\u00fczeyinden ba\u015flayarak yap\u0131 ve i\u015flev olarak k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fclmesi, bakanl\u0131k say\u0131s\u0131n\u0131n azalt\u0131lmas\u0131, ba\u015fbakanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bir hizmet bakanl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcnden \u00e7\u0131kar\u0131larak etkin bir koordinasyon oda\u011f\u0131 haline getirilmesi ve ger\u00e7ek bir ihtiyaca cevap veren kimi hizmet birimlerinin \u00f6zerkle\u015ftirilmesi gerekir. Bu arada, halihaz\u0131rda il ve il\u00e7eler d\u00fczeyinde idari bak\u0131mdan mevcut olan iki ba\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n se\u00e7imli makamlar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131karacak \u015fekilde d\u00fczeltilmesi, ayr\u0131ca merkezi idare ve onun ta\u015fra te\u015fkilat\u0131 \u00fczerindeki hizmet y\u00fck\u00fcn\u00fcn b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde yerel halk\u0131n demokratik temsilcilerine \u2013demokratik yerel y\u00f6netimlere- aktar\u0131lmas\u0131 \u015fartt\u0131r. Ayr\u0131ca, yerel y\u00f6netim organlar\u0131n\u0131n se\u00e7imi bak\u0131m\u0131ndan se\u00e7me hakk\u0131na sahip olmak i\u00e7in \u201cvatanda\u015fl\u0131k\u201d \u015fart\u0131 aranmamal\u0131; makul bir s\u00fcreden beri o yerde oturuyor olmak se\u00e7men say\u0131lmak i\u00e7in yeterli say\u0131lmal\u0131d\u0131r.<br><strong>D. S\u0130V\u0130L TOPLUMUN GEL\u0130\u015eT\u0130R\u0130LMES\u0130 OLARAK S\u0130V\u0130LLE\u015eME<br><\/strong>Ba\u015fta belirtti\u011fimiz gibi, siville\u015fmenin bir anlam\u0131 \u201csivil toplum\u201dun geli\u015fmesidir.<br>Yerle\u015fik kurumlar\u0131, tart\u0131\u015fma ve sorun \u00e7\u00f6zme y\u00f6ntemleri ve kolayca \u00f6rg\u00fctlenme yetene\u011fi ile birlikte, siyasi iktidardan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak kendi kendini idame ettirebilme kapasitesine sahip, -yani, \u00f6zerk- bir sivil toplumun demokrasi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir avantaj te\u015fkil edece\u011fine \u015f\u00fcphe yoktur. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde k\u00fcreselle\u015fmeyi ortaya \u00e7\u0131karan etkenler global bir sivil toplumun ve global bir kamu oyunun olu\u015fumunun da \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zerk ve k\u00fcresel ba\u011flant\u0131lar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir sivil toplumun bulunmamas\u0131 durumunda, devletin \u00e7er\u00e7evesini \u00e7izmek \u00fczere olu\u015fturaca\u011f\u0131 anayasada ifadesini bulan, toplumun kendi i\u00e7inde \u00fcretti\u011fi bir mutabakat\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z edilemez. Bu durumda uluslar aras\u0131 camiadan soyutlanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n da etkisiyle toplumun devletin iradesine teslim olmas\u0131; egemen olan ve d\u00fczenleyen de\u011fil, g\u00fcd\u00fclen ve d\u00fczenlenen olmas\u0131 mukadderdir.<br>Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan, toplumda \u00e7ok say\u0131da dernek, vak\u0131f, sendika gibi resmi \u00f6rg\u00fctlerin varl\u0131\u011f\u0131, kendi ba\u015f\u0131na, \u00f6zerk bir sivil toplumun var oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Hatta, tam tersine, bu gibi \u00f6rg\u00fctlerin bir k\u0131sm\u0131n\u0131n, g\u00fcndemlerini ve duyarl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 devlete bakarak belirleyen, bir nevi devletin toplum i\u00e7indeki ideolojik-hegemonik uzant\u0131lar\u0131 bi\u00e7iminde ortaya \u00e7\u0131kmalar\u0131 ihtimali bile vard\u0131r. Maalesef \u00fclkemizdeki durum \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00f6yle bir manzara g\u00f6stermektedir. T\u00fcrkiye\u2019de ticari medyan\u0131n, meslek te\u015fekk\u00fcllerinin, hatta \u201c\u00f6zel\u201d \u00fcniversitelerin bile sivil olmay\u0131\u015f\u0131 bu \u201cacayip\u201d durumun apa\u00e7\u0131k g\u00f6stergeleridir.<br>Bu nedenle T\u00fcrkiye i\u00e7in geli\u015ftirilecek yeni bir perspektifin, ba\u015fta ifade ve \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri olmak \u00fczere sivil \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler \u00fczerindeki anayasal ve yasal k\u0131s\u0131tlamalar\u0131 ve devlete \u201cyana\u015fma\u201dy\u0131 sivil \u00f6rg\u00fctler i\u00e7in cazip hale getiren yasal ve idari \u00f6zendiricileri ortadan kald\u0131rmak gere\u011fine dikkat \u00e7ekmesi, sivil toplumun kendi ayaklar\u0131 \u00fcst\u00fcnde durmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak bak\u0131m\u0131ndan da \u00f6nemlidir. Benzer bir durum dinler bak\u0131m\u0131ndan da s\u00f6z konusudur. Kendisine siyasi otorite taraf\u0131ndan de\u011ferler dayat\u0131lmas\u0131 giri\u015fimleri kar\u015f\u0131s\u0131nda, sivil toplumun ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumas\u0131na en fazla katk\u0131da bulunabilecek dayanaklardan birisi, kendi i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve s\u00fcrekli olarak yeniden \u00fcretti\u011fi ahlaki ve dini referans \u00e7er\u00e7evelerinin sa\u011flayaca\u011f\u0131 kendine g\u00fcven duygusudur. Dinin devletten ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve dini \u00f6rg\u00fctlenmenin serbestle\u015ftirilmesi bu nedenle de hayati bir \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<br>K\u0131saca, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u00f6zerk bir sivil toplumun varl\u0131\u011f\u0131 hem demokrasi i\u00e7in elveri\u015fli bir zemin sa\u011flar hem de \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin garantisidir. Ne var ki, devletten ba\u011f\u0131ms\u0131z, kendi ayaklar\u0131 \u00fcst\u00fcnde durabilen ve \u00fclkenin g\u00fcndemini belirleyen bir toplumun varl\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131nda siville\u015fme a\u00e7\u0131s\u0131ndan da T\u00fcrkiye\u2019nin ciddi eksiklikleri vard\u0131r. B\u00f6yle olmakla beraber, sivil toplumun geli\u015ftirilmesinin k\u0131sa vadede iradi olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilebilecek bir i\u015f olmad\u0131\u011f\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r. Tarihsel arka plan\u0131 zay\u0131f oldu\u011fu yerde sivil toplumun olu\u015fmas\u0131 zor ve zaman alacak bir i\u015ftir. T\u00fcrkiye\u2019deki durum esas olarak budur. Ne var ki, ayn\u0131 neden, paradoksal olarak, birtak\u0131m iradi \u00e7abalar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 da zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Ba\u015fka bir ifadeyle, e\u011fer sivil toplum i\u00e7in uygun bir tarihsel zemin yoksa, bu durumu telafi etmek \u00fczere birtak\u0131m giri\u015fimlerde bulunmaktan ba\u015fka \u00e7\u0131kar yolumuz da yoktur.<br>Bu perspektif \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, T\u00fcrkiye\u2019de sivil toplumun geli\u015ftirilmesi i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gerekenler aras\u0131nda \u015funlar\u0131n mutlaka yer almas\u0131 gerekir:<br>1- Sivil toplumun geli\u015ftirilmesi i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gereken ilk ve en \u00f6nemli i\u015f, bu s\u00fcreci kolayla\u015ft\u0131racak sivil \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin anayasal ve yasal olarak eksiksiz \u015fekilde garanti edilmesidir. Bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin ba\u015f\u0131nda, vicdan, ifade ve \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri ile iktisadi \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler gelmektedir. Vicdan ve din \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyle ilgili baz\u0131 anayasal k\u0131s\u0131tlamalara ve bunlar\u0131n giderilmesi yollar\u0131na yukar\u0131da i\u015faret edilmi\u015fti. \u0130fade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc konusunda ise as\u0131l problem ceza mevzuat\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Onun i\u00e7in, yeni Ceza Kanunu\u2019nda yer alan ve \u00f6zellikle politik ifade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u015f\u0131r\u0131 derecede k\u0131s\u0131tlayabilecek nitelikteki h\u00fck\u00fcmlerin tasfiye edilmesi gerekmektedir.<br>Medeni bir toplumda \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn tipik modeli dernek ve vak\u0131ft\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019nin bu konudaki temel problemi, ki\u015filerin ortak ama\u00e7lar etraf\u0131nda bir araya gelmelerini medeni hayat\u0131n do\u011fal bir durumu olarak de\u011fil de ancak mevzuatla tan\u0131mlanan \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde var olan bir devlet ba\u011f\u0131\u015f\u0131 gibi g\u00f6ren ve \u00f6zellikle kamu g\u00f6revlilerinde hakim olan zihniyetten kaynaklanmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca, kamu otoritesi kullananlar vatanda\u015flar\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmelerini kendi ba\u015f\u0131na sak\u0131ncal\u0131, hatta tehlikeli saymaktad\u0131rlar. Bu zihniyetle ba\u015f etmenin en emin yolu, \u00f6rg\u00fctlenmeyi, hem g\u00fcd\u00fclecek ama\u00e7lar hem de benimsenecek \u00f6rg\u00fctlenme \u015fekli a\u00e7\u0131s\u0131ndan, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca az s\u0131n\u0131rlamaya tabi tutan hukuki d\u00fczenlemeler yap\u0131lmas\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in, \u015fimdiki halde hemen yap\u0131lmas\u0131 gereken, \u00f6zellikle dernekler ve vak\u0131flar \u00fcst\u00fcndeki k\u0131s\u0131tlay\u0131c\u0131 anayasal ve yasal h\u00fck\u00fcmlerin kald\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Son y\u0131llarda kabul edilen \u201cuyum kanunlar\u0131\u201d dernek \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan k\u0131smi bir rahatlama getirmi\u015f olmakla beraber, bu konuda daha yap\u0131lacak i\u015fler vard\u0131r. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda, kanunun derneklere ama\u00e7 ve faaliyet t\u00fcr\u00fc dayatmas\u0131n\u0131n \u00f6nlenmesi gelmektedir.<br>Ayn\u0131 durum vak\u0131f kurma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan da varittir. Bu konuda, yeni Medeni Kanun\u2019un vak\u0131flarla ilgili kimi h\u00fck\u00fcmleri sivil bir anlay\u0131\u015ftan uzakt\u0131r. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda Medeni Kanun\u2019un m. 101\/4 h\u00fckm\u00fc gelmektedir. Bu h\u00fck\u00fcm \u015f\u00f6yledir: \u201cCumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasan\u0131n temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birli\u011fe ve milli menfaatlere ayk\u0131r\u0131 veya belli bir \u0131rk ya da cemaat mensuplar\u0131n\u0131 desteklemek amac\u0131yla vak\u0131f kurulamaz.\u201d<br>Sivil bir t\u00fczel ki\u015fili\u011fe devletin niteliklerini giydirmeyi \u00f6ng\u00f6ren bu h\u00fck\u00fcm, her \u015feyden \u00f6nce, \u201cvak\u0131f\u201d kavram\u0131n\u0131n ruhuna ayk\u0131r\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, vak\u0131f \u00f6z\u00fcnde bir \u201chay\u0131r\u201d i\u015fidir; insanlar\u0131n kendileri i\u00e7in de\u011ferli g\u00f6rd\u00fckleri her hay\u0131r i\u015fine malvarl\u0131klar\u0131n\u0131 tahsis edebilmeleri esast\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7bir medeni \u00fclkesinde insanlara kendi malvarl\u0131klar\u0131n\u0131 hangi ama\u00e7lara tahsis edebilecekleri veya hangi ama\u00e7lara tahsis edemeyecekleri kanunla veya ba\u015fka bir \u015fekilde emredilemez. \u00d6zellikle de ki\u015filere \u201c\u015fu veya bu gurubu desteklemek i\u00e7in vak\u0131f kuramazs\u0131n\u201d veya \u201cdevletin ideolojik tercihlerinden ayr\u0131lamazs\u0131n\u201d demek vak\u0131f kavram\u0131yla ba\u011fda\u015fmaz; \u00e7\u00fcnk\u00fc vak\u0131f sivil ve g\u00f6n\u00fcll\u00fc bir faaliyettir.<br>TMK m. 101\/4\u2019\u00fcn en sak\u0131ncal\u0131 yanlar\u0131ndan biri de, \u201ccemaat\u201d dayan\u0131\u015fmas\u0131na hizmet edecek vak\u0131flar\u0131n kurulmas\u0131n\u0131\u0131 yasaklamas\u0131d\u0131r. Burada kastedilen az\u0131nl\u0131k cemaatleri oldu\u011funa g\u00f6re, bu yasa\u011f\u0131n gayr\u0131 makul hatta insaf d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, herhangi bir toplumda en fazla dayan\u0131\u015fmaya ve deste\u011fe ihtiyac\u0131 olanlar genellikle az\u0131nl\u0131k durumunda olanlard\u0131r; dolay\u0131s\u0131yla, az\u0131nl\u0131k cemaatlerinin bu t\u00fcr ama\u00e7larla vak\u0131f kurmalar\u0131ndan daha tabii bir \u015fey olamaz.<br>T\u00fcrkiye\u2019de \u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve dolay\u0131s\u0131yla sivil toplum bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli bir konu da, dini ve mezhebi inan\u00e7 ve yorum farkl\u0131l\u0131klar\u0131na dayal\u0131 sivil \u00f6rg\u00fctlenmelerin \u201c\u0130nk\u0131lap Kanunlar\u201dyla yasaklanm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu yasa\u011f\u0131n simetrisi Diyanet \u0130\u015fleri Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n bir kamu idaresi birimi olarak varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, siville\u015fme bir yandan sivil dini \u00f6rg\u00fctlenmelerin serbestle\u015ftirilmesini, \u00f6b\u00fcr yandan da D\u0130B\u2019n\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 veya hi\u00e7 de\u011filse \u00e7o\u011fulcu bir yap\u0131 i\u00e7inde \u00f6zerkle\u015ftirilmesini gerektirmektedir.<br>2- Yukar\u0131da demokratikle\u015fmeyle ilgili olarak i\u015faret edildi\u011fi gibi, g\u00fc\u00e7l\u00fc iktisadi \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklere dayal\u0131 bir piyasa ekonomisinin varl\u0131\u011f\u0131 sivil toplumun olu\u015fmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da hayatidir. \u00d6zg\u00fcr, a\u00e7\u0131k ve rekabet\u00e7i bir piyasan\u0131n var olmad\u0131\u011f\u0131 yerde sivil toplum olmaz. Olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek kavramsal bir aldan\u0131\u015ftan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Sivil toplumdan e\u011fer \u00f6zerk bir toplumsal varl\u0131k alan\u0131n\u0131 kastediyorsak, onun kendisini devletten ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ayakta tutacak ekonomik temellere sahip olmas\u0131 \u015fartt\u0131r. Her t\u00fcrl\u00fc sivil etkinlik ancak \u00f6zg\u00fcr ekonomik faaliyetlerle finanse edilebilir. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda, ekonomiyi sivil toplumla ili\u015fkilendirmeyen bir perspektif sivil toplumu uzun vadede devletin kuca\u011f\u0131na d\u00fc\u015fmekten al\u0131koyacak g\u00fcvencelerden yoksundur. O bak\u0131mdan, piyasa ekonomisi -\u00f6zg\u00fcr, a\u00e7\u0131k ve rekabet\u00e7i bir piyasa ekonomisi- hem anayasal-demokratik program\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r, hem de sivil toplumun \u00f6zerkli\u011finin g\u00fcvencesidir.<br>3- Adem-i merkeziyet\u00e7i bir idari reform siville\u015fmek bak\u0131m\u0131ndan da \u00f6nemlidir. Demokratik Bat\u0131 \u2013\u00f6zellikle Anglo-Amerikan- d\u00fcnyas\u0131nda yerel y\u00f6netimler sivil toplumun oda\u011f\u0131nda yer al\u0131rlar. \u00d6zerk yerel y\u00f6netim kamu i\u015flerinin \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131n\u0131n merkezi devletten yerel inisiyatiflere kaymas\u0131 demektir. Bundan dolay\u0131, yerel y\u00f6netimlerin yetkileri ve mali kaynaklar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan g\u00fc\u00e7lendirilmesi bir demokratikle\u015fme program\u0131n\u0131n vazge\u00e7ilmez esaslar\u0131ndand\u0131r.<br>Ayr\u0131ca, siville\u015fme meslek kurulu\u015flar\u0131n\u0131n da devletin birer uzant\u0131s\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131larak \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesini gerektirir. Korporatist siyasi felsefenin T\u00fcrkiye\u2019nin sistemindeki bir yans\u0131mas\u0131 olan \u201ckamu kurumu niteli\u011findeki\u201d meslek kurulu\u015flar\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ayn\u0131 zamanda \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bu d\u00fczenleme \u201cserbest meslek\u201d kavram\u0131n\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn anlams\u0131z hale getirmekte, \u00e7o\u011fu meslekler bak\u0131m\u0131ndan \u00e7al\u0131\u015fma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kald\u0131rarak bu mesleklerin mensuplar\u0131n\u0131 neredeyse kamu g\u00f6revlisi haline getirmektedir. Bu durumun T\u00fcrkiye\u2019de ne gibi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sorunlar\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve nas\u0131l devleti g\u00fc\u00e7lendiren bir fakt\u00f6r olarak i\u015fledi\u011fini \u00e7e\u015fitli \u00f6rneklerden biliyoruz<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Prof. Dr. Mustafa Erdo\u011fan A. G\u0130R\u0130\u015e T\u00fcrkiye\u2019nin siyasi sisteminin genel karakteri itibariyle \u00e7e\u015fitlilik ve \u00e7o\u011fulculuk, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve adalet, a\u00e7\u0131k toplum, sorumlu ve s\u0131n\u0131rl\u0131 y\u00f6netim, ho\u015fg\u00f6r\u00fc ve sayg\u0131, farkl\u0131l\u0131klar\u0131 tan\u0131ma gibi temel insani de\u011ferlere y\u00f6nelmi\u015f, insan haklar\u0131na dayanan demokratik bir hukuk devleti idealinden epeyce uzak oldu\u011fu tart\u0131\u015fma g\u00f6t\u00fcrmez. Bu rejim, resmi olarak i\u00e7inde demokratik kurum ve [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[20],"tags":[],"class_list":["post-1803","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-makalelink"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1803","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1803"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1803\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1804,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1803\/revisions\/1804"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1803"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1803"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.abchukuk.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1803"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}